June 2007

You are currently browsing the monthly archive for June 2007.

dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamaya ev sahipliği yapan são paolo hakkında yazdığım, hafif.org‘da yayınlanan blog. reklamsız şehir são paolo.

temmuzla gelen ek: são paolo yazısı bu ayki grafik tasarım dergisinde de yayınlandı. ilk yayınlanmaya başladığından bu yana ilgiyle takip ettiğim grafik tasarım dergisi içeriğine katkıda bulunabilmiş olmaktan oldukça mutluyum.

internet bankacılığı konusunda türkiye’de en sağlam güvenlik altyapılarına sahip bankalardan biri -ki bence en iyisi- türk ekonomi bankası. tabi garanti gibi bir kullanıcı yoğunluğu olmadığı için de bu kadar sağlam gözüküyor olabilir fakat peşisıra yayınladıkları güvenlik paketleri bu işin peşini bırakmama konusunda ısrarcı olduklarını da kanıtlıyor. örneğin teb kurumsal internet sitesinden mcafee isimli virüs programını ücretsiz olarak indirebilmenize ya da turkcell ile yaptıkları anlaşma ile cep telefonunuzu mobil imza aracı olarak kullanabilmenize olanak sağlıyorlar. bir ay kadar önce yeniledikleri sitelerinin görsel olarak bazı problemleri olduğunu düşünsem de düzelteceklerine inanıyorum.

malesef internet bankacılığında bu kadar takdirimi toplayan banka sokağa indiğimizde aynı etkiyi bırakmıyor. birkaç gün önce valikonağı şube bankamatiğinin önünde, makine üstündeki “bu bankamatiği kullanarak para çekebilir, para yatırabilir, havale yapabilir…” şeklindeki yönlendirme yazısına güvenerek para yatırmaya hazırlanıyordum ki kartı taktıktan sonra yukarıda sayılan opsiyonların en önemlilerini yapamadığımı farkettim. sonra ne oldu? girdim içeri paşa paşa, geleneksel yollarla manuel olarak hallettim. (”sende de ne para varmış, hergün para geliyor herhalde” diyeceksiniz ama) dün yeniden para yatırmam gerekti ve bu kez maçka şubeye gittim. dışarıdaki bankamatik denilen bütün işlemleri yapabiliyor fakat sana verilen “para zarfının üzerini yine sana verilen 10 saniyelik zarfa para koy, bilgi fişini koy, ağzını kapa, içeri tık” süresinde bir de zarfın arkasını tükenmez kalemle doldurman gerekiyor. onla mı uğraşıcam deyip yine manuele dayanıyorsun tabi.

millet artık bu zarf gereksizliğinden bile kurtulur, yatırılan para hemen hesabına geçerken (bkz: garanti), hala bir gün valörlü olarak para yatırılan bir banka sokakta sınıfta kalmış demektir.

* bankamatik diyoruz ama bankamatik iş bankası atm’lerinin kurumsal ismi. herbirinin farklı bir ismi var.
** ATM dediğimiz şeyin de açılımı automatic teller machine yani otomatik vezne makinesi



eski arşivleri karıştırmanın heyecanına kendimi kaptırıp sandığın dibinden birkaç şey çıkardım. illustrasyondan, animasyon denemelerine bir ton şey. yukarıda görmüş olduğunuz video ise bundan 5 yıl kadar önce tamamen freehand’de stop motion tekniğiyle hazırlanmış bir animasyon. renault’un (yanılmıyorsam) 10 saniyelik film yarışması için hazırlanmıştı. hatta orijinalinde seslendirme de yapmıştım lakin bu versiyonu sessiz.

indian”directors”trick iyi seyirler diler:)

2012 olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olan londra için tasarlanan olimpiyat kimliği bir basın açıklamasıyla tanıtıldı. kurumsal web sitesinden aynı zamanda olimpiyatlar için hazırlanan videoları da izleyebilirsiniz. açıkçası ben logoyu ve birkaç sahnesi hariç hazırlanan filmleri beğenmedim. teknik olarak doğru, farklı mecralara kolayca uygulanabilir olması bir logo için önemli noktalar fakat ama ya estetik? creative review‘da konuyla ilgili sıcağı sıcağına yayınlanan bu (”en azından içinde big ben yok” isimli) makalede de aynı soruyu soruyorlar. terbiyesiz bloggerların “uzun süre bakınca lisa simpson oral seks yapıyormuş gibi gözüküyor” yorumu ise insana başka bir açıdan baktırıyor. evet gerçekten benziyor! hep beğenmeyenlerden bahsettim ama tabii beğenenler de var. bununla birlikte logoyu beğenmeyenler hemen kendi alternatif logolarını tasarlamaya başladı bile.

olimpiyat ve tasarım aynı cümle içinde geçer de bi otl aicher denmezse ayıp olur.

piechart.gif

bayrak satışlarının tavan yaptığı şu günlerde karşıma çıkan bu çalışma epey hoşuma gitti. kim hangi rengi ne kadar kullanmış diye bakabileceğimiz yararlı bir istatistik. insanın gözü ister istemez kendi bayrağını arıyor. ama bulmam çok kolay olmadı. öyle ya, ne kadar az varmış beyazdan! renklerine göre bayraklar

robofuture.jpg

bu çalışmamı chermayeff kolajlarından esinlenerek yaptım. chermayeff new york çöplüklerinin müdavimi olduğunu söylüyor her fırsatta ve fakat ben henüz sadece kendi çöplüğümün kralıyım. // karalamalar

Kategoriler

 

 

Close
E-mail It