ürpertici!
nedir bu kitapların ve kütüphanelerin çektiği.
tarih dersinde de hep şöyle bir şey okurduk: bilmemkimler bilmemkimleri işgal etti, kütüphaneleri yıktı, kitapları yaktı vs.
çocuk aklımla hep a aa deliler mi ne diye düşünürdüm, zira o zamanlar bize aldığımız kitapları kırmızı naylon kapla kaplamamız onlara gözümüz gibi bakmamız öğütlenirdi.

Geçen arkadaşlarımdan birine kitaplar için işlenen ağaç katliamından ve kitapların artık dijital ortamda dağıtılması gerektiğinden böylece araya yayımcı da katmadan dağıtılabileceğinden bahsettim o da bana kitap kokusundan ve farklılığından bahsetti, sanırım katliam tam olarak bu olsa gerek, ben genelde kitaplarımı tarayıcıda (scanner) taratıp bilgisayarımda arşivliyorum, koku için şu an yapacak birşey yok.

neden ya neden insanlar değrini bilmez kitapların sanki savaş alanı gibi.

Kitaplara neden bunu reva görmüşler ben de anlamadım. Çıkarabildiğim tek neden, sitede yazanlar üzerinden, şu: Yıllar önce, Sovyet kanunlarına göre kitaplar saygı gösterilmesi gereken en büyük hazinedir. Çocuklara da okullarda kitaplara sevgiyle ve nazik davranmaları gerektiği öğretilmişti. Fakat komünizm bittiğinde belki de bu insanlara “okuma” davranışı bir emir gibi geldi. Ne varsa yıktılar.

@Umut: Bilgisayardan kitap okumak çok zor. Yani bilgisayar karşısında aldığımız duruş ile kitap okuma sırasındaki pozisyonlarımız birbiriyle taban tabana zıt. Laptop ile kitap okuma bile bu rahatlığı sağlamıyor. (Bu arada Italo Calvino’nun “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” kitabını tam bu okur tasviri için şiddetle öneririm:) Kitap okuma alışkanlığınızı aynen devam ettirebileceğiniz, sizi sadece sayfa çevirme, kenarını kıvırma, altını çizme gibi alışkanlıklarınızdan mahrum bırakacak, yaygınlaşmasını umduğum süper bir teknoloji var aslında. Kitap okumak için geliştirilmiş, göz yormayan ekrana sahip Sony Portable Reader. Kitap okumanın yanında TXT, RTF, PDF, BBeB, JPEG, GIF, BMP, PNG, MP3, AAC formatlarını destekliyor, RSS beslemelerini de okumana olanak sağlıyor. Yani süper bir alet. Bu konuda Sony’e rakip olan iRex firmasının piyasaya sürdüğü iLiad isimli reader ise çıtayı her sürümünde yükseltip Sony’i de epey sıkıştırıyor. Benim favorim iLiad 2nd Edition. Fakat ikisi de çok para! Bu teknolojiler yaygınlaştığında belki sadece özel kitaplar basılacak.

ben de gerçek dünyada var olan kitapların taraftarıyım. Sürekli bir cihazla muhatap olmayı sevmiyorum. En azından kitap okurken başka bir cihazın dilinden anlama zorunluluğum olmasın, aramıza bir ekran mekran girmesin, hakkaten kitapla başbaşa kalayım. Ayrıca böyle aldığım kitapları kütüphaneye dizip bakmaya da bayılıyorum. Aslında bir çeşit duvar kağıdı işlevi görüyor, yani duvarda bir motif oluşturuyor gerek grafikleriyle gerek değişken boyutlarıyla.

Tabi öncelikle tasarrufa gereksiz matbuatı azaltarak başlayabiliriz. Aslında basılı olması gerekmeyen o kadar çok şey basıyoruz ki kitap bunların yanında bence büyük bir kalem değil. Kitaplar kalsın diğerlerini yeniden gözden geçirelim.

terkedilmiş = metruk

Close
E-mail It