
Vakıfbank logosunu yenilemiş. Aşağıda yazdıklarım FriendFeed’de konuyla ilgili başlığın altına yazıldılar. Sonra birkaç şey ekleyeceğim:
yani aslında olmaması için hiçbir neden yokmuş. değişim fikrini kabullenmiş ve bunun için yatırım yapmaya hazır bir firma, yurtdışında bir tasarım firması -ki henüz kim yapmış bilmiyoruz, eren’in yalancısıyım-, trende uygun seçilmiş bir font, türk bankacılık piyasasında başkalarınca seçilmemiş bir renk… aslında olmaması için çok bir neden yokmuş. fakat bence de olmamış.
kullanılan font son zamanlarda bütün markaların yeniden markalama çalışmalarında kullanılan fontlar gibi tırnaksız, keskin ve yuvarlatılmış hatlara sahip bir font. fakat harflerin yatay ve dikey çizgi kalınlıklarında bir problem var. ayrıca f harfinin ucu gibi noktalarda çok gereksiz detaylara girilmiş. logonun çoğunlukla basılı işlerde, çok da büyük olmayan boyutlarda kullanılacağını unutmamak gerekirdi bence. amblem ise yine olabilecekken sıyırmış gibi. B harfinin içine oturtulmuş V harfinin daha güçlü olması gerekiyordu bence. tabi bütün bunları kötülemek için söylemiyorum. doğru kullanıldığı takdirde logo muhteşem olmasa da insanları çekebiliyor.
Bu tarz kurumsal kimlik çalışmalarının yurt dışında yaptırılması bence gayet doğal çünkü Türkiye’de bu konuda uzmanlaşmış bir ekip yok. Logo tasarımı kurumsal kimlik tasarımının önemli fakat küçük bir parçası, tasarlanan logonun şirketin yüzü haline getirilmesi ise apayrı bir iş. Şirketlerin bunun için büyük paralar harcamalarını destekliyorum ama paralarını kime vereceklerini de çok iyi araştırmaları gerekiyor. Fortune Street isimli firma birkaç büyük markayla çalışmış. Bunların aralarında iki de türk firması -Akbank ve Finansbank- var. Bu bile onlarla çalışmamak için bir neden. Neden aynı pazarda müşteri kapmaya çalıştığınız firmaların seçtiği tasarım ajansıyla çalışasınız ki? Kaldı ki portföylerinin çok da parlak olduğunu düşünmüyorum. Tipografi konusunda bundan çok daha başarılı bir sürü butik ajans gördüm. Yurt dışındaki her firma iyidir şeklinde bir inanışı bırakalım artık.
Böyle birşey yazdım ama şimdi konuyu buralara çekmek istemiyorum. (Mesela VakıfBank’ın yerinde olsaydım dünyadaki büyük bankalar kendi marka kimliklerini kimlere tasarlatmışlar bir bakardım. Eczacıbaşı’da böyle yapmış olacak ki marka kimliklerini Landor firmasına emanet ettiler, sayamadığım kadar çok firma gibi. Sonucu seversiniz, sevmezsiniz ama işin doğru uygulandığından emin olabilirsiniz. Hadi gidin siz de herkes gibi Landor’a tasarlatın demiyorum, bir araştırın.)
Değişim iyi yönetilmesi gereken bir operasyon. Logonuzla birlikte aynı anda bankalarınızı, tabelalarınızı, broşürlerinizi, antetlilerinizi, web sitenizi, yani herşeyi değiştirmek zorundasınız. Bu zaman alacaktır. İyi yönetilen bir operasyon iş ortaklarını da iyi seçmeyi gerektirir. Logonuzu dünyanın en iyi ajansına tasarlatabilirsiniz fakat buradaki tasarım ajansınız aynı kaliteyi tutturamıyorsa verdiğiniz paralar boşa gitmiş demektir. Oraya paraları yığıp burada en ucuzunu seçmeye çalışırsanız batarsınız. Orada tasarlatıp burada onu değiştir bunu değiştir yaparsanız da olmaz. Tabi bütün bunlar için gerekirse tasarım danışmanlarıyla çalışmakta fayda var ya da yenilenen imajın standartını kontrol edecek biriyle.
Sonuç: Para vermeyin demiyorum, markaya değer katacak, karşılığını alacağınıza emin olacağınız yere verin diyorum.
Hayırlı Olsun.
Add this!
5 comments
Comments feed for this article
Trackback link
http://truetypelies.com/blog/2008/07/10/vakifbankin-yeni-logosu/trackback/
July 10, 2008 at 5:48 am
Trackback from j! : where it all begins - Vakıfbank’ın yeni kimliği...
July 10, 2008 at 8:27 am
seda ozcetin
gerçekten Türkiye’de bu çapta bir işi yapacak uzmanlaşmış firma yok mu? Vardır canım, yok artık yani!
Ben de konu önemli bir tasarım hadisesine geldiğinde hemen yurtdışına başvurulmasını yanlış buluyorum. Türkiye’deki piyasanın doğru düzgün araştırıldığını bile zanetmiyorum. Genelde bir yıldızların peşinden koşma yaklaşımı var, sanki sokaktaki adam da çok meraklıymış gibi o yıldızlara. Kaldı ki her zaman öyle ağızlarıyla kuş da tutamıyorlar. Ama isim oldukları için kimse de bir şey diyemiyor.
Bu logo da VakıfBank’ın eski antikalığıyla karşılaştırınca bir yenilendim ben havası yaratıyor. Fena durmamış. Ama ben daha çok hikaye barındıran logoların taraftarıyım, yani bir şekilde o kurumun özelliklerini simgeleştiren şeylerin. Tabi o da çok zor, her zaman öyle fikir bulunmuyor.
July 10, 2008 at 12:10 pm
indianropetrick
Türkiye’de kurumsal kimlik konusunda uzmanlaşmış bir firma yok. Piyasanın yapısı gereği ne iş olsa yaparım durumundalar. Logo tasarlatacak firma sayısının da azlığını dikkate alırsak aslında bunun pek de şaşırtıcı olmadığını göreceksin. Tabi bu çapta bir işi yapabilecek bir firma bulunurdu mutlaka. Benim derdim çapın bu kadar olması zaten. Logonun yaratıcılığından çok kullanışlılığı ve grafik açıdan doğruluğuyla ilgili bir eleştiriydi benimki. Zira beğeni denilen şey kişiden kişiye değişir ve biz beğendik dediklerinde hepimiz susmak zorunda kalırız. Fakat bir logo kullanılan font itibariyle belli problemlere gebeyse ve bir devlet kurumu olan Vakıfbank problemli bir logoyu taaa Londralardan eşşek yükü para vererek satın alıyorsa bize de söz hakkı veriyor demektir.
Yenilenmeyle ilgili çekilen reklam filmi de bize aslında birşey değişmediğini gösteriyor. Değişim öyle şekille, hoplamayla, zıplamayla olmaz. Samimiyet gerek önce.
July 10, 2008 at 11:49 pm
seda ozcetin
Reklam filmi hakkaten komik yani. bir müzikal havasında paso mobilyalar falan değişiyor sanki ciddi bir değişim yaşanmış gibi. Bari gerçekten farklı bir banka senaryosu yaratsalarmış. bir de şöyle bir reklamı geçiyo internet sitelerinde Vakıfbank değişiyor, artık daha hızlı, daha modern, daha dinamik, logosuyla da
logodaki o yatıklık bana streamlining dönemini hatırlatmıştı ilk bakışta, şimdi bunlar daha hızlı olduklarını mı söylemek istiyolar demiştim. Sanırım onu demek istiyolarmış:)
July 14, 2008 at 11:45 am
seda ozcetin
bugün vakıfbankın önünden geçtim koca bir vakıfbank yazısı, ‘f’ harfi muhabbeti işte o zaman bir anlam kazandı.