alışveriş

You are currently browsing the archive for the alışveriş category.

istockphoto_4870458_umbrella_effect.jpg

Biraz geç kalınmış bir hareket olsa da sonunda ben de stok fotoğraf işine bulaştım. Uzun bir kabul edilme süreci ve eklediğimiz fotoğrafların acımasızca ard arda (fakat kabul etmeliyim haklı nedenlerle) geri çevrilmesi moralimizi biraz bozsa da yavaş yavaş alışmaya başlıyoruz sanırım. Bu süreçte öğrendiklerimiz ise benim için çok değerli. Halen satışta olan 11 fotoğrafı buradan görebilirsiniz, dilerseniz beğendiklerinizi satın da alabilirsiniz:)

giveupvista.jpg

bugünlerde internette görüp görebileceğiniz en hoş reklamlardan biri. windows vista tanıtım ve satış sayfalarında çıkan etkileşimli iki farklı banner ile halk bilgilendiriliyor. pc adamı vista’daki problemlerden dolayı windows kullanıcılarının ya xp’ye döndüğünü ya da mac aldığını söylüyor ve bunu önlemek amacıyla vistadan vazgeçmemeleri için bir banner hazırlıyor. ama olmuyor, olamıyor… don’t give up the fight

okumaya başladığımdan beri tabelaları okurum. hatta galiba tabelalarda yazılanları sökmeye çalışırken okumayı öğrenmişim. yani 20 yılı aşkındır süre içinde birsürü ilginç, yaratıcı şeyle karşılaştım fakat böylesi çok seyrek çıkıyor insanın karşısına. şişli halaskargazi caddesi’nde bir çiğ köfteci olan bulgurking gördüğüm ilk andan beri takdirimi toplamış bir işletme. kıvrak zeka ile girişimciliği birleştiren süper bir örnek.

diğer gördüklerim:

“now çiğ köfte time!” eyüp’te bir çiğ köfteci

“sizi çok seviyoruz!” yine eyüp’te bir serfloor mağazasının sloganı. artık genel bir slogan mı bilmiyorum. ne yani “ben de sizi çok seviyorum verin ordan 30 m2 laminat parke!” mi diyeceğim.

tasarım dünyasının en başarılı yayınlarından biri olan japonya kaynaklı ping mag’da yayınlanmış süper bir derleme: japon ambalaj tasarımları.
1. çilek resmi geçidi

2. abur cubur karakterleri

3. sake şişeleri

4. doğa dostu ambalajlar

ibucks.gif

kim bilir belki yıllar sonra kullan at hafıza kartları ortaya çıktığında onları olur olmaz yerlerde uygulanır görebiliriz. belki bir gün starbucks’tan aldığımız kahve bardakları üzerine, içindeki kahvenin geldiği yöreye ait ya da o kahveyi içenlerin en çok dinledikleri şarkıları yükleyecekler ve kablosuz kulaklıklarımız sayesinde bu şarkıları dinleyebileceğiz. kim bilir? kimbilir belki bu illustrasyonu beğenenler birgün masaüstü resmi (1280×1024, 1024×768) yapmak ister, hiç ummadığımız bir anda t-shirtleriyle karşımıza çıkabilirler:)

barnbrookdesign.jpg

JONATHAN BARNBROOK İSTANBUL’DA

Dünyanın en önemli 100 grafik tasarımcısı arasında gösterilen ve halen İngiltere Tasarım Müzesi’nde retrospektif sergisi izlenime açık olan Jonathan Barnbrook, 23 Eylül Pazar günü İstanbul’da grafik tasarımcılarla buluşacak.

Xerox sponsorluğunda, Grafik Tasarım dergisinin davetlisi olarak yurdumuza gelecek olan İngiliz grafik tasarımcı Jonathan Barnbrook, Marketingist 2007 Fuarı kapsamında Grafik Tasarım dergisinin organize ettiği “Grafik Tasarım Günleri”nde bir seminer vererek, okurlarla bir araya gelecek. Katılımcılar, seminerle beraber tasarımcının vurucu işlerinden oluşacak sergiyi de gezme şansına sahip olacaklar; Xerox etkinlik alanında da J. Barnbrook ile ilgili sınırlı sayıdaki kitapçığı ücretsiz edinebilecekler.

J. Barnbrook, fuarın son günü olan 23 Eylül’de, 13:00-17:00 saatleri arasında tasarım felsefesi ve tasarımcının günümüzdeki konumu hakkında görüşlerini izleyicilerle paylaşacak. Bilindiği üzere J. Barnbrook, grafik tasarımın özünün ne olduğu konusundaki söylemleriyle dünya çapında büyük ilgi görüyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’n›n düzenlediği İstanbul Bienali’ninde de çalışmasıyla yer alacak tasarımcının, bu, Türkiye’ye ikinci gelişi olacak.
Grafik Tasarım dergisini takip edenler her ne kadar J. Barnbrook’u iyi tanısalar da henüz tanıma şansı bulamamış okuyucular için kısa bir bilgi verelim:
İlki 1964’de hazırlanan ve 2000 yılında güncellenen “First Things First” (İlk Önce Öncelikler) manifestosuna imza atmış, dünyanın önde gelen grafik tasarımcılarından biri olan İngiliz J. Barnbrook, Adbuster başta olmak üzere birçok dergide, şirketler tarafından tüketicilere iletilen mesajlar konusunda, tasarımcılara önemli görevler düştüğüne dikkat çekmektedir. Barnbrook, 2001 yılında AIGA’nın Las Vegas’ta düzenlediği konferans için tasarladığı “Tasarımcılar, kendileri için yalan söylemenizi isteyen şirketlerden uzak durun” başlıklı açık-hava tasarımlarıyla da uzun süre gündemde kalmıştı.

grafiktasarim_logo.jpg

Tüyap (Beylikdüzü) - Marketingist 2007 Fuarı çerçevesinde düzenlenecek olan Barnbrook seminerinin yanı sıra, Grafik Tasarım dergisinin yayın kurulu üyeleri de “ambalaj ve tipografi” üzerine etkinlik alanında birer konuşma yapacaklar. 22 Eylül Cumartesi günü 13:00-17:00 saatlerinde gerçekleşecek olan panelde İlhan Bilge, Prof. Emre Becer ve Doç. Namık Kemal Sarıkavak sunumlarıyla grafik tasarımcılarla buluşacaklar.

Barnbrook seminerine ön kayıt için: www.grafiktasarim.org
Fuar hakkında geniş bilgi ve ulaşım kolaylıkları için: www.marketingist.com

yergi: mecidiyeköy’de oturuyorum ve evimin yakınında birçok orta ölçekli market/bakkal var ama ay içerisinde büyük alışveriş yapmak gerektiğinde daha büyük bir markete gitme ihtiyacı duyuyoruz. eve yakınlıkları hemen hemen aynı olan; ortaklar caddesinde gima, profilo alışveriş merkezi’nde tansaş ve cevahir alışveriş merkezi’nde de migros var. daha önce alışveriş merkezlerinin karmaşasına girmek istemediğimiz için gima’yı tercih ediyorduk fakat en son 3 gün arayla iki kez gitmek durumunda kaldığımız markette ilk gün gördüğümüz çürümüş kırmızı biberlerin ikinci gidişimizde de aynı yerinde duruyor olduğu gerçeği market alışkanlıklarımızı değiştirmemize neden oldu. tamam, market zincirleri manav reyonlarında hiçbir zaman semt pazarı kalitesine ulaşamadılar ama bu kadarı da biraz fazla. ayrıca her gidişimizde hangi araba sağlam, hangi arabanın tekerlekleri çalışıyor diye tek tek kontrol etmek zorunda kalıyorduk. alışkanlıkları değiştirmek zordur, imkansız değil.

biraz geç kalmış övgü: telefonumuz epey bir zamandır garip cızırtılar çıkarıyor ve zaman zaman kesiliyordu. ramazan bayramının son günü tümüyle kesildi ve biz de telefon arızaya numaramızı kaydettirdik. tatil günü olduğundan, koltuğumuza yayılıp kahve eşliğinde birşeyler seyrediyorduk ki kapı çaldı: türk telekom’dan geldiklerini söylediklerinde inanamadık. arıza kaydımıza 3 saat içinde geri dönüp problemimizi halletmeleri muhteşem birşeydi. böyle birşeyi yaşadıktan sonra insan daha önce duyduğu bütün olumsuz yorumları kafasından silip atıyor.

bundan epey bir zaman önce kendi ellerimle çizdiğim blogger logosunu zamanaşımından dolayı sizlerle paylaşmak isterim. şimdi al istediğin renge çevir, koyma logolu blogger tişörtler burada gel gel!

bloggerlogo.eps

uzun zaman önce deneme versiyonunu indirdiğim ve o zamandan beri kullanmadığım bir css düzenleme programını aylar sonra tekrar kullanmaya kalkınca lisans uyarısı verdi. bir uyarı mesajını okumaktan bu kadar keyif alacağımı tahmin etmezdim. satın almaya karar verdim programı:)

farketing.com‘dan özenerek pazarlama konusunda birkaç tüyo vermek istiyorum büyük mağaza sahiplerine. sayın sahipler, şu karlı, soğuk günlerde biz insanoğullarının kazağa, monta falan ihtiyaçları oluyor. napalım yaradan bizi kürklü yaratmamış. iki tane kıl var onlar da çok bir işe yaramıyor. ve biz paraları hazırlayıp kazak ve mont ve bilimum ıvır zıvır ne varsa almak için mağazanıza geldiğimizde mağazanın sıcaklığından bu ihtiyaçlarımızı unutuyoruz. biliyorum üşümeyelim diye yapıyorsunuz ama o sıcakta kazak denemek de imkansız. gelin şu klimaların ayarlarını düşürelim. bakın bakalım satışlar nasıl ikiye, üçe katlanıyor. hatta mesela lokal ısıtma sistemleriyle sattığınız ürüne göre sıcak soğuk ayarı da yapabilirsiniz. misal kış ortasında bikini satıyorsanız basın sıcağı o bölgeye, size özel bir yaz yaratın. ya da kaban bölümünü yapay karlarla donatın. şeytan ayrıntıda mı gizliydi, neydi?


biz tasarımcıların hayatında çok önemli bir yere sahip olan PANTONE sadece mesleki bir araç olmaktan çıkıp bir yaşam tarzı yaratmaya çalışıyor. diyorlar ki eğer isterseniz kenarları orjinal PANTONE renkleriyle süslenmiş tabaklarınızla misafirlerinize muhteşem armutlar sunabilir, sınırlı sayıda üretilmiş PANTONE tabureleriyle de ayaklarını uzatabilecekleri rahatlığı sağlayabilirsiniz. güçlü olan bir markanın bu tarz hediyelik tasarımlar sunması bir taraftan hoş ama ne gereği var demeden de edemiyor insan.

…üstelik bonus card’a 12 taksit departmanından-

amerikalılar 16 temmuz 1969 yılında aya adım atana kadar kimbilir kaç kişi bu hayalle yaşamıştı. üzerine yığınla hikaye, şarkı yazılmış birşey bu aya seyahat. gerçi amerikalıların aya gitmeyip bi stüdyoda -miş gibi yapmaları son yılların en önemli komplo teorilerinin başında geliyor. ama burada aya nasıl gidildiğini bi şemayla da anlatmışlar. gidildi, gidilmedi tartışmasını bi tarafa bırakalım şimdi. gelelim konumuza.

K2LX yani KENNEDY II LUNAR EXPLORATION PROJECT bize 43 YTL/acre’den başlayan fiyatlarla aydan arsa alma fırsatı sunuyor. xiun.com lunar registry şirketinin türkiye temsilciliği olarak hizmet veriyor. bonus card’a taksit yapıyor. yalnız aydan alacağınız arsa bedellerine %18 KDV dahil değilmiş. bunu da belirtmek lazım.

 

 

Close
E-mail It