buy online Zithromaxcanadian pharmacy no prescription
canadian drugstore
buy cheap natural cures for erectile dysfunction
viagra no prescription needed
male impotence
Kamagra buy cheap canadian pharmacy cialis
prescription medicine
buy cheap drugs online
buy xanax online no prescription
prescription weight loss
buy cheap Viagra Dulox-forcebuy female viagra
cheap viagra online
buy online
get viagra online
diazepam no prescription
Bugünlerde karşılaştığım en etkileyici şey bütün gün mouse hareketlerinizi sanki bir kalemle çizilmişler gibi kaydeden MousePath isimli uygulama. Moskovalı tasarımcı Anatoly Zenkov tarafından düşünülen ve uygunanan proje gün içinde yaptığımız rutini somut hale getiriyor. Yukarıdaki tabloda benim mouse hareketlerimi görüyorsunuz. Ortaya çıkan grafiği o kadar sevdim ki saatbaşı kaydedip bunlardan duvar kağıdı yapasım var.
Bigumigu'da gördüğüm bu muhteşem uygulama japon tasarımcı Takujin Yoshioka tarafından Fransız Hermès Moda Evi için tasarlanmış. Gördüğüm en etkileyici vitrin tasarımı diyebilirim.
Susan Kare, adını nasıl olup da bu kadar geç öğrendiğimi bir türlü anlamadığım, tasarımlarıyla dünya grafik tarihine geçmiş ilk dijital tasarımcılardan biri. Hatta alanında bir ilk olduğunu söyleyebilirim. 1983'te piyasaya sürülen mac'in efsane olmuş orijinal ikon setinin yaratıcısı olan Kare aynı zamanda bütün pc kullanıcılarının efsane oyunu haline gelmiş olan Solitaire'in kartlarını da tasarlayan kişi. Opentype ve postscript fontlardan önce kullanılan piksel tabanlı bitmap fontların ilki yine Susan Kare'in elinden çıkma. Artık bir klasik haline gelmiş olan Chicago fontunu ilk ipodlarda görmüşsünüzdür mutlaka. Halen ikon tasarlamaya devam eden Kare son olarak Facebook için ikon tasarlamış. "Vay be! Ne enteresan bir kadınmış Suzan Kare" diyorsanız bir de folklore.org adresindeki diğer hikayelere bir göz atın derim.
+ Soyadının Türkçe'deki karşılığının alametifarikasıyla bu kadar alakalı olduğunu bilmiyordur fakat öğrenseydi eminim hoşuna giderdi.
Sidney'de Moon Group'ta çalışan ve birçok büyük kurumsal kimlik projesini başarıyla gerçekleştiren Chris Doyle "tıpkı bir marka gibi acaba benim kişisel kimlik rehberim olsaydı nasıl olurdu?" diye merak edip kendi rehberini grafik tasarım dilinde hazırlamış. Gördüğüm sayfaların tamamı çok eğlenceli olmakla birlikte "renk alternatifleri" ve "güvenli alan" sayfaları benim favorim:)
Süper bir isme sahip, hem gözalıcı bir grafik ürünü hem de harika bir film oyunu. Hangi posterin hangi filme ait olduğunu bulabilecek misin bakalım? Film The Blanks
Sevdiklerinize bayramda SMS atar gibi çikolata atabilirsiniz:)Tabii Almanya'da yaşıyorsak. Kim bilir girişimci bir türk çikolatacısı böyle bir işe girer, Kurban Bayramı'na ya da yılbaşına yetiştirir.
İnsan çantasında hiç kullanmadığı şeyleri bile taşıyabilir fakat ceptekiler hayatidir. Paradır, kalemdir, taraktır falan filan... Face your pocket de bu ceptekilere el atan oldukça enteresan bir proje. Kot pantolon olur, ceket olur cebinde ne varsa scannerın üzerine dökülüyor ve üzerine kendi yüzünü yatırıyorsun. Ortaya birbirinden değişik insan profilleri çıkıyor. Bana cebindekileri göster sana kim olduğunu söyleyeyim. E fakat bi de şöyle birşey vardı: "elimcebimdecebimdelikelimdenevar?"
Şimdi bahsedeceğim konu hayranlık duyduğum, bahsetmeden duramayacağım için bahsettiğim, hatta bu kelimeleri yazarken bile bir sonraki için sabırsızlandığım muhteşem bir tasarım, reklam, kültür olayıyla ilgili. Geçen yaz İngiltere Ulusal galeri ve Hawlett Packard işbirliğiyle Soho, Piccadilly ve Covent Garden sokakları dünyaca ünlü paha biçilmez tablolarla donatılarak 12 hafta boyunca devasa bir müze haline getirildi. Büyük Tur adı verilen bu sergiyi tıpkı bir müzeyi dolaşır gibi dolaşıyor olmanız ise işin ayrıca etkileyici kısmı. Büyük Tur için hazırlanan web sitesinden tabloların yerleriyle ilgili rehberi ve tabloları anlatan sesli rehberleri indirebiliyorsunuz. Bununla birlikte eğer dilerseniz merak ettiğiniz tablonun önünde durup listelenen numarayı arayarak da o tablo hakkında bilgi edinebiliyorsunuz. Sokaklara dağılmış bütün tablolar Hawlett Packard tarafından kopyalanmış. İşin her safhasının böyle özenle tasarlanmış olması gerçekten etkileyici. Büyük Tur'la ilgili fotoğrafları flickr üzerinde hazırlanmış galeriden görebilirsiniz.
Dün akşam cnbc-e'nin yeni dizilerinden Pushing Daisies'te hikayenin bir yerinde pop-up kitaplardan bahsediyordu. Şimdi orada görünce benim algım açıldı, o yüzden her yerde pop-up kitaplar gördüğümü söyleyebilirsiniz tabi. Sabah işe geldiğimde ilk olarak yukarıda görmüş olduğunuz, Ken Ishiguro'nun pop-up abajuruna rastladım. (Gerçekten çok başarılı değil mi? Işığın nasıl yandığını hala çözemedim.) Az önce harf ayaklanmasını yazarken ise şimdiye kadar gördüğüm en başarılı pop-up kitaplardan biri alenen önüme atladı. Marion Bataille tarafından yapılan pop-up kitap farklı karakterdeki pop-up harflerden oluşuyor. Tipografik çözümleri ve harfler arası bağı mutlaka görmelisiniz.