Posted: March 25th, 2010 | Author: indianropetrick | Filed under: dünya, grafik, illüstrasyon, rugby, spor, tasarım, vector, yaratıcılık | No Comments »

Hat-Trick Design tasarım şirketi tarafından Londra'daki Twickenham Stadı Hoteli için tasarlanan ve Ragbi'nin en büyük yıldızlarının işlendiği dev forma-pikselartlar.


Creative Review - Rugby's big stars at Twickenham.
Posted: December 29th, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: blog, design, dünya, font, grafik, kurumsal kimlik, listeler, logo, müşteri, tasarım, tasarım dünyası, yaratıcılık | Tags: 2009, En Kötü, En İyi | No Comments »


Sevdiğimiz marka kimliği takipçilerinden Brand New, 2009'un en iyi ve en kötü kimlik değişimlerini listelemiş.
The Best and Worst Identities of 2009 - Brand New.
Posted: December 9th, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: alışveriş, buluş, design, dünya, japon, sokak, tasarım, tasarım dünyası, vitrin tasarımı, yaratıcılık | 1 Comment »
Bigumigu'da gördüğüm bu muhteşem uygulama japon tasarımcı Takujin Yoshioka tarafından Fransız Hermès Moda Evi için tasarlanmış. Gördüğüm en etkileyici vitrin tasarımı diyebilirim.
Posted: October 21st, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: 72, London 2012, Londra 2012, Munich, Münih, Otl Aicher, ajans, design, dünya, grafik, illüstrasyon, kurumsal kimlik, logo, olimpiyat, pictogram, piktogram, sokak, tasarım, tasarım dünyası, yaratıcılık | No Comments »

Beklenen an geldi ve Londra 2012 olimpiyatları için tasarlanan piktogramlar birkaç gün önce görücüye çıktı. Londra 2012 için tasarlanan logo ilk sunulduğu andan itibaren yoğun bir eleştiri, alay bombardımanına sahne olmuştu. Bunlardan en dikkat çekeni ise Lisa Simpson ve oral seks benzetmesiydi. (bkz. Londra 2012 Kimliği)
2012 piktogramları Londra'da faaliyet gösteren SomeOne tarafından tasarlandı. Poster ve bannerların tasarımında Londra'nın metro haritasından ilham aldıklarını söylüyorlar.

Olimpiyat piktogramları tasarlamak çoğu tasarımcının hayallerini süsleyen bir iştir ki Otl Aicher'in 1972 Münih Olimpiyatları için tasarladığı piktogramlar ve 68 Meksika Olimpiyatları için hazırlananlar şimdiye kadar tasarlanmış en güzel piktogramlardır bana göre. (bkz. Olimpiyat Piktogramları)
Posted: November 24th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dergi, dünya, futuristika, mimari, sanat, sokak, truetypelies | 3 Comments »

Ailenizin anarko ruhlu dergisi Futuristika, Amirali Ghasemi ve Serhat Köksal (2/5 BZ) küratörlüğünde gerçekleşen Kentsel Kıskançlık – 1. Uluslararası Gezici Tahran Bienali‘nin Berlin ayağına, kolektif üretiminin sonucunda ortaya çıkardığı afiş-poster çalışmalarıyla katılıyor. Konuyla ilgili yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.
Pınar İlkiz'in kentin içinden kent fotoğrafları, Lawrence Roberts'ın kentin dışından bakışı ve Barış-İpek Yarsel'in koyduğu mimler o kadar iyiydi ki bunları birleştirip bir kompozisyon yaratmak benim için oldukça eğlenceli oldu. "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" filminde dedikleri gibi "Dört doğru pas %90 goldür"
Posted: November 18th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dünya, kitap | No Comments »

Bu günlerde NTV Yayınları'ndan çıkan John Brockman'ın editörlüğünü yaptığı Gelecek 50 Yıl isimli kitabı okuyorum. 180. sayfadayım ve buraya kadar hemen herşey gayet güzeldi. Birbirinden enteresan makalelerin olduğu kitapta, ülkemiz yasalarıyla görmemizin men edildiği Richard Dawkins'in Moore Yasası Çocuğu adında süper bir yazısı bulunuyor. Bilgisayarların gelişimi ile DNA dizilimimizin çözülme maliyetinin düşmesi ve bu sayede olacaklardan bahsediyor. Yazıda Christopher Evans'ın Moore Yasası'nın boy göstermeye başladığı sırada yazdığı, otomobil teknolojisi ve bilgisayar teknolojisini karşılaştırdığı parça çok hoşuma gitti. Özellikle onu aktarmak istiyorum:
Bugünün arabaları savaşın hemen sonrasındaki arabalara göre bir dizi farklılıklar taşıyor. ... Ama bir an için otomobil sanayisinin aynı dönem boyunca bilgisayarlarla aynı hızda geliştiğini varsayalım: Şimdiki modeller ne kadar ucuz ve daha randımanlı olurdu acaba? ... Günümüzde 1.35 sterline alabileceğiniz Rolls-Royce beş milyon kilometrelik yolu bir galon benzinle alırdı ve "Queen Elizabeth II" gemisini çalıştırmaya yetecek gücü sağlardı. Ve de minyatürleştirmeye meraklı olmanız halinde, yarım düzinesini bir topluiğne başına yerleştirmeniz mümkün olurdu.
Posted: October 21st, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dünya, font, grafik, koleksiyon, listeler, tasarım, tipografi | 2 Comments »

Milyonlarca font var fakat doğru tasarlanmış çok fazla font yok. Dünyanın hemen her yerinde birbirinden farklı tasarımcılar her gün aynı fontları kullanarak birbirinden farklı şeyler yaratmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla profesyonel tasarımcıların en çok kullandığı 21 fontun listelendiği bu sayfa çoğu tasarımcıya enteresan gelmeyebilir. Ama madem bir liste yapmışlar, bulunsun.
21 Most Used Fonts By Professional Designers
Posted: October 9th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dünya, pazarlama | No Comments »


O yerine power işareti koyma furyası bitti diye düşünürken yepyeni bir örneği Londra'dan geldi. Üstelik onlar power işaretinin ne kadar uluslararası olduğunu tartışırken logoyla birlikte sloganın da apartman olması ihtimali de epey bir kuvvetli. Londra'da, gidenlerin anlata anlata bitiremediği, her türden şeyin bulunduğu Camden Town diye enteresan bir semt var. Geçenlerde çıkan bir yangın nedeniyle bu eğlenceli semt epey bir zarar gördü. Yangından sonra yeni bir başlangıç yapmak gerekiyordu ve Watermill London tarafından yeni bir kampanya tasarlandı. "Herşey Camden'da başlar" konseptiyle hazırlanan kampanya görselini yukarıda görebilirsiniz. Creative Review'de konuyla ilgili yayınlanan bir haberi görür görmez aklıma bizim Babylon geldi. Babylon logosunda power işareti barındırıyor ve epeydir "Babylon turns istanbul on" sloganını kullanıyor. Bu benzerlik biraz fazla geldi bana.
Geçmiş olsun Camden. Toparlanınca haber ver ilk fırsatta geleceğim.
Posted: August 7th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dünya, grafik, koleksiyon, tasarım | 2 Comments »

Olimpiyatların genel ruhunu en iyi yansıtan şeylerden biri bana göre piktogramlar. Tüm dünyadan sporcuların ve seyircilerin katıldığı oyunlarda herkesin aynı anda anlaşabilmesi, kolay iletişim kurabilmesi için vazgeçilmez bir öğe olarak hayatımızda yer alıyorlar. Beijing 2008 Olimpiyat Oyunları için tasarlanan piktogramlar da bu geleneğin bir parçası.
İnsan figürlü bilgilendirme grafikleri konusunda Otto Neurath önemli bir role sahip. Çalışma yaşamı, sağlık ve eğitim konusunda hazırladığı piktogramlar bu alanda bir ilk olma özelliğini taşıyor. Piktogramların daha geniş bir kitleye hitap etmesi ise 1948 Londra Olimpiyatları sayesinde oluyor. 1964 Tokyo Olimpiyatlarında piktogramlar artık vazgeçilmezler listesindeki yerini alıyor ve Masasa Katzoumie ve Yoshiro Yamashita tarafından her bir spor dalı için semboller tasarlanıyor.
Fakat bundan 8 yıl sonra 1972 Münih Oyunları Tasarım Direktörü Otl Aicher nefes kesici, şık ve kolay algılanabilir bir piktogram seti tasarladı. Münih Oyunları için tasarladığı işler kendisinin belki de en büyük başarısıydı fakat aynı zamanda dünya grafik tasarım tarihinde de bu tasarımların apayrı bir yeri var. Aynı piktogram seti bir sonraki 1976 Montreal Olimpiyatlarında da kullanıldı. Sırasıyla olimpiyat oyunları ve kullandıkları piktogramlar ise şöyle:
1964 Tokyo, 1968 Mexico City, 1972 Munich, 1976 Montreal, 1980 Moscow, 1984 Los Angeles, 1988 Seoul, 1992 Barcelona, 1996 Atlanta, 2000 Sydney, 2004 Athens, 2008 Beijing
Olimpiyat piktogramları dendiğinde jonathan barnbrook'un olimpiyat oyunlarının karanlık yüzünü ortaya koyduğu olympuke'lerini de unutmamak gerek.
Faydalanılan Kaynaklar: Design Observer, Olympic Museum