grafik

You are currently browsing the archive for the grafik category.

sigara.gif

19 Mayıs’ta uygulanmaya başlanacak olan kapalı mekanlarda sigara içme yasağı benim gibi sigara içmeyen biri için oldukça önemli bir uygulama. Belki bu sayede biraz daha rahat nefes alabiliriz. Bu güzel uygulamanın düzgün işleyebilmesi için kapalı mekanlara bu yasağı duyuracak panolar asılması zorunlu hale getirilmiş. Panoları düzenleyen genelgeye göre harf yüksekliğinin minimum 10 cm olması gerekiyor. Biz nasıl yapacağız diye düşünüp buna bir çözüm ararken Sigarayla Savaşanlar Derneği‘nden: “Herhangi birşey yapmanıza gerek yok, hazırladığımız posterlerden alıp asmanız yeterli.” bilgisini aldık. Farklı boyutlarda da alternatifler hazırlamışlar, belli bir rakama bunları satıyorlar. Yukarıda 50×70 boyutunda poster örneğini görüyorsunuz.

Harf yüksekliği 10 cm olarak hazırlanmış BURADA SİGARA İÇİLMEZ CEZASI 62 YTL posteri, tasarlayan(!) ve satışa sunanların kendini bilmezliğiyle dikkat çekiyor. Tıkıştırılmış, çekiştirilmiş, şişirilmiş, koparılmış yazılar çirkinliğe çirkinlik katmış. Katledilmiş harfler insanın üzerine üzerine geliyor. Dikkat çekmenin “büyük, daha büyük”ten geçtiğini sanan idarecilerin de bastırmasıyla 10 cm’lik harfler de zaten sadece bu arkadaşların yaptığı şekilde sığıyor standart 50×70 postere. Tıkıştır, tep, ez, böl! Genişlik sığsa yükseklik sığmıyor. 390 punto Trade Gothic Condensed Bold ile -ki kendisi en dar fontlardan biridir- büyük İ’leri küçük i yazarak ancak sığdırabildim. Üstelik daha da beteri bu kadar çirkin bir posteri asmayan işletmelere 1000 YTL ceza öngörülmüş. İşletmeler, denetleyenlerin kriteri bu poster olduğu için yeni birşey tasarlatmaktan da çekiniyorlar çünkü denetleyenlere göre en dikkat çekici, en okunaklı poster bu. Çirkinlik zorla dayatılıyor yani.

Tipografi sadece grafik tasarımcıların gördüğü birşey değildir. Grafik tasarım hayatı, senin dış dünya ile bağ kurmanı, yolunu bulmanı, başkalarıyla iletişimini düzenler. Baktığında daha kolay algılamanı sağlar. Kendimizi anlatamıyoruz, kimse bizi anlamıyor diye ağlanmak yerine iletişim kurmanın yollarını hep birlikte yeniden öğrenmemiz gerekiyor sanırım.

Sigarasız mekanlar için hazırlanmış güzel duyuru posterleri, işaretleri.

Sigara içmeyelim.


Yine süper bir ekran koruyucuya rastladım. Dosya ağırlığı epey fazla fakat o kadar güzel ki bir çılgınlık edip yüklenebilir.  SCR | DROPCLOCK_yükle

Uzun zamandır biriktirdiğim, Flickr’da rastladığım güzel şeyleri bugün ortaya dökmeye çalışacağım.

Yazı ve grafiği günlük hayatın bir parçası haline getirebilmiş toplumlara hep biraz kıskanarak bakacağım sanırım. Kamyon kasalarından, portakal sandıklarına, elektrik kutularından dükkan kapılarına kadar özenle boyanmış hindistan sokakları da bakmayı en çok sevdiklerimden biri. Sizin de bakabilmeniz için hazırlanmış Hindistan Sokak Grafikleri koleksiyonu gözlerinizi kamaştıracak.

Sokaklarında yazının en renkli, en şaşalı, en ışıltılı olanlarını görebilirsiniz. “Zengin” Amerika’nın devasa bir film platosunu andıran kumar şehri Las Vegas’ta bir Neon Mezarlığı‘nda çekilmiş fotoğraflara bakarken çöplüklerinin bile neredeyse sokakları kadar ışıltılı olduğunu hayretler içerisinde izleyeceksiniz.

Muhteşem Graphis Koleksiyonu’na göz attıktan sonra bakması ve sindirmesi biraz uzun sürecek Hollanda Grafik Tasarım’ından başarılı örneklerin sergilendiği koleksiyona yavaş adımlarla ilerliyoruz.

blogodullerilogo.jpg

Bu yıl ilki düzenlenecek Blog Ödülleri‘nin logosunu tasarlama fırsatı bulduğum için oldukça mutluyum. Blog ödülleri internet üzerinden yapılacak oylamayla iyi içeriği ödüllendirecek. Sevdiğimiz bloglar daha fazla insan tarafından tanınacak ve bu sayede bilmediğimiz, yepyeni blogların da yolu açılacak. Blog Ödülleri logo tasarım sürecinin bir özetini Blog Ödülleri blogundan okuyabilirsiniz.


Ünlü fransız otomobil firması Citroen‘in 1950′lerden bugüne kullandığı basılı materyallerden oluşan muhteşem bir koleksiyona rastladım geçenlerde. O kadar etkileyici ve temiz tasarımlar var ki blog için görsel seçmekte epey zorlandım. ilk bunu çok beğendim sonra bunu.

49_guenter_eder_breier.jpg45_christina_foellmer.jpg

almanya, avusturya ve isviçre’de ortak olarak düzenlenen en iyi 100 poster yarışmasının 2006 yılı sonuçları.

23 yaşında izlandalı bir illustratör ve grafik tasarımcı olan siggi eggertsson’u halen test yayınında olan found sayesinde keşfettim. illustrasyonlarında kuzey ülkelerine has motifler var. ben beğendim.

siggi eggertsson - vanillusaft.com

anagramlar ve kelime oyunlarıyla bezenmiş tipografi deneyleri –> tauba auerbach

ibucks.gif

kim bilir belki yıllar sonra kullan at hafıza kartları ortaya çıktığında onları olur olmaz yerlerde uygulanır görebiliriz. belki bir gün starbucks’tan aldığımız kahve bardakları üzerine, içindeki kahvenin geldiği yöreye ait ya da o kahveyi içenlerin en çok dinledikleri şarkıları yükleyecekler ve kablosuz kulaklıklarımız sayesinde bu şarkıları dinleyebileceğiz. kim bilir? kimbilir belki bu illustrasyonu beğenenler birgün masaüstü resmi (1280×1024, 1024×768) yapmak ister, hiç ummadığımız bir anda t-shirtleriyle karşımıza çıkabilirler:)

w+k london tarafından yapılan, rus konstürüktivizmi ile bauhaus arasında biryerlerde dolanan honda poster serisi gözlere bayram ettiriyor. via design daily news

web tasarımına kıyasla basılı işler tasarlamayı daha çok seviyorum. tasarladığım birşeyin insanların ellerinde dolaşması, ona dokunmaları, karıştırmaları işin en hoşlandığım kısmı. bazı şeylerin basılı olması gerektiğine inanıyorum ve bunların basılmasına yardım ediyorum. hangi tarafta olduğunuza karar vermeden önce nelere malolacağını da bilmek gerekiyor. yaptığınız kitap için ne kadar ağaç kesildi? kullanığınız boyaların üretimi sırasında ne kadar zararlı madde atık olarak doğaya bırakıldı? öyle ya kullandığımız bütün boyalar petrol bazlı… bazı şeyler basılı olmalı fakat görüyorsunuz ki birçok şeyi artık dijital ortamda halledebiliyoruz.

pazar günü marketingist fuarındaydım. birsürü standda bloknotlar, dosyalar, broşürler… dosyaları ve broşürleri bir yere kadar kabul edebiliyorum fakat şu bloknot basma işinden vazgeçsek artık. dağıtılan bloknotların ne kadarı kullanılıyor, üzerine koyduğunuz telefon numaralarına ne kadar geri dönüş oluyor? bloknotun iş hacminiz üzerindeki etkisi ne? her yıl yılbaşında gelen ajandaların büyük bir kısmının atıldığından, ilk sayfalarına başlanıp sonra bırakıldığından eminim. defter, bloknot, ajanda kullanmak isteyen para verir alır. ayrıca yukarıda da söylediğim gibi artık bu ajanda benzeri şeyleri dijital ortamda tutmak hem daha kolay, hem daha işlevsel, hem daha çevreci, hem daha havalı… bırakın bu işleri bakın neredeyse artık bakkal bile veresiye defterini internet üzerinde tutacak.

aiga’nın sürdürülebilir tasarım merkezi‘nde birşey tasarlamadan, satın almadan önce kendimize sormamız gereken 11 soru listelenmiş.
p.gif

yukarıda görmüş olduğunuz uyarı bana gelen bir e-postada dip not olarak geçiyordu. çok başarılı bir eylem olduğunu düşündüğüm için ekran resmini aldım.

barnbrookdesign.jpg

JONATHAN BARNBROOK İSTANBUL’DA

Dünyanın en önemli 100 grafik tasarımcısı arasında gösterilen ve halen İngiltere Tasarım Müzesi’nde retrospektif sergisi izlenime açık olan Jonathan Barnbrook, 23 Eylül Pazar günü İstanbul’da grafik tasarımcılarla buluşacak.

Xerox sponsorluğunda, Grafik Tasarım dergisinin davetlisi olarak yurdumuza gelecek olan İngiliz grafik tasarımcı Jonathan Barnbrook, Marketingist 2007 Fuarı kapsamında Grafik Tasarım dergisinin organize ettiği “Grafik Tasarım Günleri”nde bir seminer vererek, okurlarla bir araya gelecek. Katılımcılar, seminerle beraber tasarımcının vurucu işlerinden oluşacak sergiyi de gezme şansına sahip olacaklar; Xerox etkinlik alanında da J. Barnbrook ile ilgili sınırlı sayıdaki kitapçığı ücretsiz edinebilecekler.

J. Barnbrook, fuarın son günü olan 23 Eylül’de, 13:00-17:00 saatleri arasında tasarım felsefesi ve tasarımcının günümüzdeki konumu hakkında görüşlerini izleyicilerle paylaşacak. Bilindiği üzere J. Barnbrook, grafik tasarımın özünün ne olduğu konusundaki söylemleriyle dünya çapında büyük ilgi görüyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’n›n düzenlediği İstanbul Bienali’ninde de çalışmasıyla yer alacak tasarımcının, bu, Türkiye’ye ikinci gelişi olacak.
Grafik Tasarım dergisini takip edenler her ne kadar J. Barnbrook’u iyi tanısalar da henüz tanıma şansı bulamamış okuyucular için kısa bir bilgi verelim:
İlki 1964’de hazırlanan ve 2000 yılında güncellenen “First Things First” (İlk Önce Öncelikler) manifestosuna imza atmış, dünyanın önde gelen grafik tasarımcılarından biri olan İngiliz J. Barnbrook, Adbuster başta olmak üzere birçok dergide, şirketler tarafından tüketicilere iletilen mesajlar konusunda, tasarımcılara önemli görevler düştüğüne dikkat çekmektedir. Barnbrook, 2001 yılında AIGA’nın Las Vegas’ta düzenlediği konferans için tasarladığı “Tasarımcılar, kendileri için yalan söylemenizi isteyen şirketlerden uzak durun” başlıklı açık-hava tasarımlarıyla da uzun süre gündemde kalmıştı.

grafiktasarim_logo.jpg

Tüyap (Beylikdüzü) - Marketingist 2007 Fuarı çerçevesinde düzenlenecek olan Barnbrook seminerinin yanı sıra, Grafik Tasarım dergisinin yayın kurulu üyeleri de “ambalaj ve tipografi” üzerine etkinlik alanında birer konuşma yapacaklar. 22 Eylül Cumartesi günü 13:00-17:00 saatlerinde gerçekleşecek olan panelde İlhan Bilge, Prof. Emre Becer ve Doç. Namık Kemal Sarıkavak sunumlarıyla grafik tasarımcılarla buluşacaklar.

Barnbrook seminerine ön kayıt için: www.grafiktasarim.org
Fuar hakkında geniş bilgi ve ulaşım kolaylıkları için: www.marketingist.com

armalar.jpg

az önce moleschino‘da rastladığım ilginç ve bir o kadar da haklı bir “neden? sorusu. her ülkenin bir arması var fakat ya bizimki? ülkeler, armaları ve türkiye

buradan yola çıkarak başlamasını umduğum tartışmaları ise şöyle listeleyebilirim:

  1. bir armamız olsun, en azından isviçre gibi.
  2. pasaportlarımız küçülsün, netekim insan kullanacak.
  3. pasaportlarımız küçülürken ucuzlasın da. dünyayı görmek nispeten daha kolaylaşsın. öyle çılgın bir isteğim de yok. alman devleti ya da fransız devleti ne istiyorsa onu istesin ülkem pasaport isteyen için.

picture_17.png

grant hamilton’un polaroidleri flickr üzerinde şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici albümler sıralamasında rahat rahat ilk üçe girer. poloroidleri yan yana gördüğümde resmen içim yandı bunu niye ben yapmadım diye. :) gerçekten.

thanks swissmiss!

ps-edition.jpg

günter eder ve roman breier’in portfolyosuna ilk olarak birkaç ay önce rastlamış ve çok etkilenmiştim. herhangi bir yere not almadığımdan günlerce aramıştım da bulamamıştım. neyse ki web denilen nane bir çemberden başka birşey değil yeni şeylere rastlıyor fakat eskileri de tekrar görebiliyorsunuz. güçlü tipografik bakışları ile tipik alman tasarım anlayışına sahip eder&breier grafik atölyesi‘nin çalışmalarına bakmanız şiddetle tavsiye olunur.

2-Fontlar
Eğer grafiker helvetica seçtiyse arial’i görmek isteyin. eğer arial seçtiyse comic sans isteyin. eğer comic sans seçtiyse o grafiker zaten yarı yarıya delirmiş demektir ki bu da işinizin büyük bir kısmını atlattığınız anlamına geliyor :)

bu arada sevgili eşim, çok yoğun olduğumu bildiğinden benim için 3. ve 4. maddeyi çevirmiş:)

3. Daha fazla Daha iyidir
Diyelim ki gazete tasarımı istiyorsunuz. Grafik tasarımcılar her zaman, heryerde beyaz alanlar bırakmaya çalışırlar. Geniş kenar boşlukları, paragraf araları, ayrı öbekler vs. Size de böyle yaparak, okuması daha kolay, daha temiz gözüken ve profesyonel bir görünüm kazandırdıklarını söylerler. Ancak bu yalanlara inanmayın… Bunu yapmalarının sebebi daha fazla sayfa kullanarak dökümanı daha büyük hale getirmek, baskı almak istediğinizde size daha fazla masraf çıkartmak istemeleri. Peki bunu neden yapıyorlar? Çünkü grafik tasarımcılar sizden nefret ediyor…. Ayrıca onlar bebek yer… Pişmemiş, çiğ bebek eti…

Sonuç olarak, onlardan daha dar kenar boşlukları ve gerçekten ama gerçekten küçük bir metin istediğinize emin olun. Bunun için birçok font önerilebilir (eğer Comic Sans, Arial veya Sand isterseniz bu size bonus kazandıracaktır) Clipart isteyin.. Birçok resim isteyin (eğer bu resimleri nasıl göndereceğinizi bilmiyorsanız birinci maddeye tekrar bakın) Sizinle tartışmaya ve kendi tercihlerini savunmaya çalışacaklardır ama takmayın, sonuçta müşteri her zaman haklıdır ve sizin taleplerinize boyun eğeceklerdir.

4. Logolar
Belirli bir proje için, diyelim ki bir ortaklık veya sponsorluk, bir grafik tasarımıcıya logo göndermek durumunda kalırsanız, logonun gerçekten ama gerçekten küçük boyutlarda ve düşük çözünürlükte veya jpeg formatında olduğundan emin olun. Eğer göndermeden önce bunu bir word dökümanına eklerseniz bu da bonus puan demek.

Bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bir tasarımcının ruhsal dengesini gerçekten bozmak istiyorsanız elinizden gelenin en iyisini yapın ve göndermek için logonun, ayrılması zor bir arka planı olan versiyonunu seçin. Siyah ve beyaz arka planlardan kaçınmalısınız, zira photoshop’ta tonlarıyla oynayarak bunlardan kurtulmak kolaydır.

Tasarımcı bu küçücük logo üzerinde işini bitirdiğinde de ona daha büyük bir logoya ihtiyacınız olduğunu belirtin.
Eğer özel bir logoya ihtiyacınız varsa bir mendilin üzerine kendi karalamalarınızı yapın. Yada daha iyisi bırakın bunu 9 yaşındaki çocuğunuz yapsın. Karalamalarınızın 5 dakikadan fazla vaktinizi almamasına dikkat edin. Ayrıntılı ve kolay anlaşılabilir birşeyler yapmak istemezsiniz, çünkü tasarımcı ne istediğinizi ne kadar az anlarsa, işini bitirdiğinde siz o kadar çok şey değiştirmesini isteyebilirsiniz.

Asla ilk logoyu kabul etmeyin. Asla dokuzuncu logoyu da kabul etmeyin. Birçok değişiklik isteyin ondan; renkler, fontlar, clip artlar vs… Logoya resim eklemesini isteyin mesela. Bevels, Gradients, Comic Sans… ve 10. denemesinde, ona en çok 2. logoyu sevdiğinizi söyleyin…

Biliyorum bu acımasızlık ama unutmayın, grafik tasarımcılar orta yaşlı kadınlarda göğüs kanseri sebebidir…
bir grafikeri delirtmenin 8 yolu

Craig Ward’ın tipografik tasarım ve illustrasyonlarından oluşan portfolyosu oldukça etkileyici. özellikle yukarıda gördüğünüz “if you could…” dergisi için yapılan tasarım çok hoşuma gitti. words are pictures

üsteki illustrasyon da dahil olmak üzere çok güzel işlere imza atmış brezilyalı bir illustratör : guilherme marconi

savaş özay’ın yenilenmiş web sitesi: savasozay.com

computer arts dergisine bakarken rastladığım eğlenceli bir masaüstü resmi

yine computer arts’tan kendi fanzinini oluşturman için ipuçları.

dünyanın ilk dijital sanatçılarının işleri. gerçekten ilk! taa 1952′lerde başlıyor.

grafik dili daha siteye girer girmez sizi etkileyen, beğendiğim bir tasarımcı: loura snell

flynxs’te sanatsal kibrit çöpleri, çinlilerin çubukları ve tüketim çılgınlığı üzerine…

alternatif vakit geçirme yöntemleri: kredi kartı ekstresi çizimleri

piechart.gif

bayrak satışlarının tavan yaptığı şu günlerde karşıma çıkan bu çalışma epey hoşuma gitti. kim hangi rengi ne kadar kullanmış diye bakabileceğimiz yararlı bir istatistik. insanın gözü ister istemez kendi bayrağını arıyor. ama bulmam çok kolay olmadı. öyle ya, ne kadar az varmış beyazdan! renklerine göre bayraklar

daha önce isviçre grafik tarihi başlığıyla duyurduğum kısım meğer buzdağının sadece görünen yüzüymüş. Alki1 mahlaslı koleksiyoner bizlere ülke ülke ve tarz tarz ayrılmış muhteşem bir grafik tasarım kaynağı sunuyor. kesinlikle biryerlere not edilmesi gereken bir sayfa.

pantone.gif

bir süredir üzerinde çalıştığım kurumsal kimlik kataloğunun ilk tasarımı yurt dışında logoyu da yapan şirket tarafından hazırlanmıştı. daha sonra döküman diğer kurumsal kimlik materyallerinin oluşturulması için bana devredildi. dökümanı açtığımda şirket rengi olarak PMS (Pantone Matching System) 485 belirlenmişti ve renk listesinde Pantone 485 CVC isimli bir renk duruyordu. herhalde 485 C’dir bu diye değiştirdiğimde dökümanın rengi bir anda alakasız bir kırmızıya dönünce panikleyip geri aldım ama problemin ne olduğunu çözmeye de ahdettim. Pantone grafik tasarımcılar için hazırladığı katalogda esas olarak 3 farklı renk kodu sunuyor:

C = Coated Paper= Kuşe kağıt (vernikli kağıt)
U = Uncoated Paper= Dokulu kağıt (verniksiz kağıt)
M = Matte Paper = Mat kuşe kağıt (mat vernikli kağıt)

bunların yanında bir de grafik programlarınca desteklenen, kağıda basılacak rengin nasıl gözükeceği konusunda bize fikir vermesi için hazırlanan Pantone renk kodları var. Pantone 386 C ile Pantone 386 CVC aslında aynı renkler. Pantone 386 CVC bize Pantone 386 C’nin basıldığında nasıl gözükeceğini gösteriyor. işi matbaaya gönderirken değiştirmekte fayda var.

CV = Computer Vision
CVC = Computer Vision Coated
CVU = Computer Vision Uncoated

halen freehand MX kullanıyorum ve çok eski bir versiyon olmamasına rağmen bu CVC, CVU seçeneklerini aktif hale getirebilmiş değilim. başka bir kaynaktan kopyaladığımda gösteriyor ama freehand’in kendi imkanlarıyla pantone ekran görüntüsü oluşturamıyorum. eminim corel, illustrator gibi programların yeni sürümlerinde bu seçenek aktif haldedir.

ilktasarim.jpg
yıl 1998 y&r/reklamevi‘nde staj yapıyorum. staj dediğim de öyle üniversite stajı gibi bir ay, iki ay değil tam 9 ay! ilk birkaç ay imaj bank kataloğundan görsel aramakla geçti. öyle ki artık sağda solda gördüğüm bütün resimler tanıdık gelmeye başlamıştı. daha sonra medya takip şirketlerinin gönderdiği kasetlerdeki rakip firma reklamlarının deşifre edilmesiyle görevlendirildim. reklamlarda söylenilen ne varsa kağıda döküyordum. o zamanların en kazık reklamları fadıl’lı -ki bir demet tiyatrodan hatırlarsınız- arçelik reklamlarıydı. adam türkiye’nin her yerini dolaşıyordu ve kesinlikle anlaşılmayan şiveleriyle bir yığın insanı çözmek zorunda kalmıştım. o zamana kadar bilgisayarla hiç yakın bir ilişki yaşamadığımdan herşeyi macintosh bilgisayarlarda öğrendim. photoshop henüz 3.0 ve freehand de hala aldus şirketine ait. kendime ait bir bilgisayar olmadığı için grafiker ya da art direktör yerinden kalkar kalkmaz bilgisayarının başına geçiyordum. sonra bana da bir bilgisayar verdiler, eskiydi ama olsun.
tasarım ve tipografiyle yeni yeni tanıştığım o yıllarda bu konuda yayınlanmış türkçe kaynak arayışı içine girmiştim. (hala da arıyorum) eğer herhangi bir güzel sanatlar fakültesi’nde okumuyorsanız pek birşeye rastlayamayacağınızı öğrendim. namık kemal sarıkavak’ın hazırladığı tipografinin temelleri isimli kitabı görür görmez aldım dolayısıyla. bununla birlikte reklamevi’nin de sunduğu inanılmaz kaynaklar vardı. o bir yıl içinde, geçmiş on yıla ait bütün ödüllü reklam filmlerini seyrettim ve kütüphanedeki bütün tasarım kitaplarına tam anlamıyla yumuldum. bir ineğin yukarıdan bakıldığında kemana benzediğini o zamanlar farkettim.

ajans çalışanlarının yaş ortalaması çok yüksek olmasa da 17 yaşında biri nerden bakarsanız bakın çocuktur. hiçbir şey bilmeyen, sürekli birşeyler soran, baş ağrıtan (kendimi biliyorum çok da konuşurum) bir çocuğa bir yıl boyunca tahammül ettikleri ve beyin fırtınaları gibi toplantılarına dahil edip bana, benim de fikirlerimin değerli olduğunu hissettirdikleri için hepsine minnettarım.

251879639_fb03d3f1d1_o.jpg
isviçre grafik tasarım tarihine hızlıca bir göz atıyoruz. çok kapsamlı olmasa da fikir vermesi açısından iyi bir kaynak.

397449449_7c5cdf231a_o-1.jpg

genelde bankaların kullandıkları zarfların içinde gördüğümüz, bizdekilerin oldukça sıradan olduğu, desenler meğer çok farklı olabiliyormuş. bu desenlerin zarfın içindekinin görülmesini engellemek için konulduğunu da öğrenmiş oldum bu sayede. hiç düşünmemiştim daha önce. zarf içi güvenlik desenleri koleksiyonu

helvetica

dünyanın en çok kullanılan fontu helvetica her tasarımcının hayranlıkla kullandığı bir font. lakin insan bir yerden sonra farklı şeyler arıyor. helvetica’yı çok seviyor, değişiklik istiyor ama çok da uzaklaşmak istemiyorsanız bu liste çok işinize yarayacak.

1_cherm_geis_portrait.jpg
ivan chermayeff ve tom geismar‘ın -ki aralarında nbc, mobil, xerox, koç, national geographic gibi dev markalar da var- son elli yılın logo ve amblem tasarımları pera müzesi‘nde sergilenmeye başlandı. bununla birlikte chermayeff’in kolajlar ve küçük heykellerden oluşan eserleri de görülebilir ama logolar kadar etkileyici olduklarını söyleyemem.

pera müzesi’ndeki bir diğer önemli sergi ise “millet yazma eser kütüphanesi’nden bir seçme / ali emiri efendi’nin dünyası” ismini taşıyor. fermanlar, hatlar, beratlar ve kitaplardan oluşan muhteşem bir koleksiyon.

fontshop yine boş durmamış bu kez de tüm zamanların en iyi 100 fontunu listelemiş. listeyi görünce şaşırdığım çok birşey olmadı. ben de bir liste yapsam aşağı yukarı böyle olurdu. her bir fontun üzerine tıkladığınızda o fontla ilgili güzel bilgilere ulaşıyorsunuz. yani sanırım güzel zira almanca bilmiyorum, keşke bi de ingilizcesini yapsalarmış. tüm zamanların en iyi 100 fontu

iranian typography
daha önce reza abedini posterlerinden etkilenip iran grafik sanatı üzerine bir blog yazmaya kalktığımda yepyeni bir tasarım dünyasıyla karşılaşmıştım. bugün rastladığım, günümüz iran tipografisi hakkında yazılmış blog ise bu konuda daha da başka kapılar açacak gibi. sadece bir resimmiş gibi, hiçbir şey anlamadan bakıyor olmak tek sıkıntım. burada ne yazdığını anlayan var mı içinizde?

strigel_1506-detail1.jpg
18.yüzyıldan günümüze konuşma balonlarının geldiği durumu çok leziz bir şekilde gözler önüne sermişler. evrilen
konuşma balonları

card5.jpg

kelimeler anlatmak istediğin şey için her zaman yeterli olmayabiliyorlar. başka yollar olduğunu gösteren süper bir site. via


burada konuştuğumuz ve pagan beylerin bir peçete üzerine iliştirdiği liste hazır:) istek sırasına göre 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

dünya kupası nedeniyle futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. tam anlamıyla bir futbol takipçisi olmadığım halde bu büyü beni de etkisi altına alıyor. futbolun hep bir oyundan fazlası olduğu konuşulur ya bu da o fazlalardan biri: almanya 2006 dünya kupası için hazırlanan organizasyon kimliğini berbat bulan 11 alman tasarımcı bir takım kurup kendi alternatif dünya kupası logolarını hazırlamışlar. formaları çok güzel olmuş. ayrıca 9 numaralı hesse design çektiği şutla kaleciyi belli ki ters köşeye yatırmış.



grafikerler arasında quark bir efsanedir. özellikle dergi, kitap tasarlıyorsanız quark‘la rekabet edebilecek doğru dürüst bir program da bulamazsınız kolay kolay. şimdilerde photoshop’un indesign adlı programı yavaş yavaş quark’a kafa tutmaya başlasa da türkçe karakter sorunları yüzünden türkiyede epey bir zaman daha yaygınlaşabileceğini sanmıyorum. neyse.. quark kullananlar bilirler. bazen siz haldır huldur çalışırken ve kısayolları da bir piyanist edasıyla ustaca kullandığınızı düşünürken birden bir yaratık çıkar ekrana ve sayfadaki bütün herşeyi bir lazerle yok ederdi. şimdi siz çok çalışmaktan halisünasyon gördüğümü söyleyebilirsiniz çünkü bunu diyenler de oldu. ama değildi. işte size quark canavarı!

kockoca bir kitap adı gibi başlık oldu farkındayım ama buraya yazacaklarım olsa olsa iran grafik sanatının çok küçük bir bölümünü kapsar. bir süre önce internette serseri serseri dolaşırken reza abedini isimli iranlı sanatçının sitesine rastladım. hayır hayır.. iran sanatına olan ilgim bundan birkaç sene önce iranlı sanatçıların işlerinin sergilendiği bir web sitesini bulmamla başladı. bu portalda ressamlar, grafik tasarımcılar, fotoğrafçılar yani görsel sanat dallarında çeşitli işler sergileyen birçok sanatçı yer alıyor. Şah devrilene kadar ileri derecede parlak bir dönem yaşarken mollaların baskısı sonucunda halkın yaşam tarzı epey değişti ama tarih boyunca doğunun en önemli kültür merkezlerinden biri olan iran bu konuda halen saygınlığını koruyor. tasarımcıların işlerine şöyle bir bakıldığında yaşadıkları kültürü ne kadar özümsediklerini de görebiliyoruz. bunda belki de kapalı bir toplum olmalarının, baskın kültürün sahip oldukları olmasının da payı büyüktür. zira biz türk tasarımcılar kendimize sürekli batı tarzını hedef almış, iyi tasarım fikrini de batı kriterleriyle desteklemişiz. bunda kullandığımız alfabenin de payı büyüktür. latin alfabesine geçiş döneminde geçmişle olan bağın koparılması bir bakıma kültürel anlamda da çok fazla örneği görülmemiş bir devrim niteliği de taşır. neyse konumuza dönelim. reza abedini iranlı grafik tasarımcılar içerisinde ilk sıralarda yer alıyor. hem geleneksel hem de modern olmayı başarabilmiş ve batı’da da kendini kabul ettirebilmiş. şu poster işleri içerisinde en çok sevdiklerimden biri. parkinggalery‘de diğer bir portal. buradan parisa tashakori‘ye mutlaka bakmalısınız. icograda uluslararası bir tasarım örgütü ve icorada’ya üye iran grafik tasarım sosyetesinin sitesi de bu konuda bilgi edinmek isteyenler için faydalı olabilir. ve eğer bu site ilginizi çektiyse 5th color bu ilginizi daha da harlandıracak.

önyargılardan bağımsız bakabilen, zihni açık tüm yaşayanlara ithaf edilmiştir.

 

 

Close
E-mail It