Posted: July 16th, 2010 | Author: indianropetrick | Filed under: blog, hayat, hukuk, internet, kapat-ma, kapatma, sansur, sansuresansur, siyaset, sokak, tehdit, yasak | No Comments »

Sansüre Karşı Yürüyüş – 17 Temmuz 2010 | Elma+Alt+Shift.
Posted: June 25th, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: alışveriş, etohum, font, grafik, internet, koleksiyon, renk, t-shirt, tasartı, tasarım, tipografi, truetypelies, yarışma | 3 Comments »

Genelde bir slogan falan arıyorsak hemen ingilizce düşünmeye başlıyoruz. Başlıyoruz diyorum zira benim dışımda, sizlerin de böyle yaptığına eminim. Yanılıyorsam düzeltin. Nasıl bir koşullanmaysa... Sanki ingilizce olunca daha güzel duracak gibi bir izlenim oluşmuş zihnimizde. Bunda sağda solda gördüğümüz ingilizce güzel sloganlı t-shirtlerin de etkisi çok tabi. Dün akşam yolda gelirken e-tohum'un girişimcilik konulu t-shirt yarışması için gaz slogan düşünüyordum. Birden aklıma bu yukarıdaki geldi
Bi parça tipografi yaptım. Bakalım beğenecek misiniz?
E-tohum t-shirtleri Tasartı'da.
Posted: June 22nd, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: dergi, grafik, internet, kurumsal kimlik, logo, portfolio, reklam, starbucks, tarih, tipografi, truetypelies | 5 Comments »

Askere gitmeden önce sürekli "bi gidip geliyim öyle bakarım" diye ertelediğim şeyleri tek tek yapmaya başladım. En önemlilerinden biri de "portfolyonu yenile!" diye bana bakıyordu dik dik. Bir de üstüne üstlük iş arama zarureti de kapıya dayanınca yenilemek elzem oldu. Fakat evde çalışmamak için o kadar çok bahane vardı ki bir saatte yapacağın şey günlerce sürünebiliyor. Bu nedenle epey bir vakit harcadım ama sonunda bitti. Truetypelies.com artık gıcır gıcır olarak yayında!
Bu arada benim için harika birşey daha oldu.
Cumartesi günü Starbucks için yaptığım
5. yıl logosunu Creative Review'e
gönderdim. İçeriğini ilgiyle takip ettiğim bir derginin anasayfasında şu an benim yaptığım logo da var:) Asıl olarak burada tabi.
TRUETYPELIES / The Portfolio of Fatih Gül
Posted: June 17th, 2009 | Author: indianropetrick | Filed under: blog, blogger, internet, kapatma, micro blogging, tehdit, tipografi, truetypelies, yazım | 3 Comments »
İyi mi oldu kötü mü? Yani twitter, friendfeed derken iyice yazmayı unuttuk. Kısa kısa bahsetmek varken uzun uzun yazmanın kime ne faydası var. Zaten oradan buradan beğendiğimiz şeyleri birbirimize satmıyor muyduk? Peki kapatsam ben mesela blogumu... Ne farkeder?
Karışığım.
Posted: October 30th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: bianet, digiturk, hukuk, internet, kapat-ma, kapatma, sansur, sansuresansur, tehdit | No Comments »
4 Perdelik Trajikomedi
Perde 1
"Tüm Kapatmalar Hukuka Aykırı isimli" yazı Leeds Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İnsan Hakları Merkezi üyesi Kerem Altıparmak tarafından yazılmış ve 20 Ekim'de bianet'te yayınlanmıştı. Oktar'ın bugüne kadar aynı gerekçelerle Silivri ve Gebze mahkemelerine yaptığı başvuruların sonucunda 61 sitenin erişime kapatıldığını hatırlatan Akdeniz ve Altıparmak, bu durumun mahkemelerin yorum yöntemlerini kullanmasıyla ilgili bir sorundan kaynaklandığını belirtiyordu. Buna göre, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"u es geçen mahkemeler, hakaretle ilgili diğer düzenlemeleri uyguluyor. Oysa, konuya ilişkin özel bir düzenleme getiren 5651 sayılı kanunun uygulanması gerekir. Bu kanunda da sitelerin erişime kapatılması gibi bir düzenleme bulunmuyor. Akdeniz ve Altıparmak, hali hazırda kapatılacak siteye kapatmadan önce savunma hakkı verilmediğine, birçok durumda kapatmaya gerekçe gösterilmediğine de dikkat çekiyordu.
Yazının tamamı için
Perde 2
A.O ve avukatları Bianet'e, aba altından soba gösteren bir tehdit mektubu yollarlar, ki bu mektubun tarzı yaklaşık şöyledir: "Sitedeki, müvekkillerim ile ilgili söz konusu hukuka aykırı
yayınların 24 saat içinde yayından çıkarılmasını talep ediyor, aksi halde bu yayınların kaldırılması amacıyla mahkemeye başvurmak zorunda kalacağımızı ihtaren bildiriyoruz. Benzeri durumda, Türk Mahkemeleri başta wordpress.com, richarddawkins.net, egitimsen.org.tr ve
groups.google, gazetevatan.com sitesi olmak üzere çok sayıda internet sitesine Türkiye'den erişimi yasaklamışlardır. Bu nedenle milyonlarca kişi halen bu sitelere Türkiye'den ulaşılamamaktadır."
Yazının tamamı için
Perde 3
Bianet bu tehdite aldırmaz, avukatlara sorar, ilgili yazıda hakaret
içeren hiçbir şey olmadığını vurgular, bir de utanmadan "kapamıyoruz"
diye bir yazı koyar ana sayfasına.
Yazının tamamı için
Perde 4
Ama işte internet öyle bir şeydir ki, okunmasını istemediğiniz yazılar
bile, bir bakarsınız bloglarla, gazete yorumlarıyla, facebook'la,
email gruplarıyla, ekşi'de, sosyomat'ta, wiki'de, bigu'da,
friendfeed'de, twitter'da ve daha binlerce sosyal platformda birden
yayılıverir. Bu bilgi çağında bilgiye erişimi engellemek zor be hocam,
ne yaparsın.
Ha bir de, tdk.gov.tr katkılarıyla bilginize sunarız:
Eleştiri - is. 1. Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış
yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.
Hakaret - is. (haka:ret) 1. Onur kırma, onura dokunma. 2. Küçültücü
söz veya davranış.
Sansüre Sansür Hareketi
http://www.sansuresansur.org
Posted: October 26th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: alışveriş, font, grafik, hayat, internet, pazarlama, reklam, tasarım, tipografi | 3 Comments »

İki gün önce tanıştığım ve hemen kanımın kaynadığı Max biraz takıntılı bir tip olmakla birlikte savunduğu değerler dikkate değer. Max Kerning biraz gizemli görünebilir; fakat o hata yapmaz, o en iyi tasarımcılardan biridir. Aslında o düzen, okunaklılık ve yalın bir yazıyı herşeyin üzerinde tutar. O bir font düzenleyici ve yöneticisidir. Max'in geçmişi hakkında çok fazla şey bilmiyoruz. Bazı söylentilere göre Orta Avrupa'nın unutulmuş bir kasabasında doğdu. (büyük bir ihtimalle bir harf dökümhanesinin yakınlarında; ki bazı söylentiler onun bebekken yetim kaldığı ve şefkatli bir tipograf tarafından evlat edinildiğinden bahseder.) Her ne olduysa. Biliyoruz ki o iyi terbiye görmüş, düzenli, titiz ve boyun eğmez bir yazı şampiyonudur.
Max'in epey bir hayranı olduğunu Facebook'taki profilinden görebiliyoruz. Eğer Twitter'da hesabınız varsa ve tipografiyle ilgileniyorsanız Max'in bizim için önerilerini buradan da takip edebilirsiniz. En sevdiklerimden birisi şu:
"Yazarlar kendilerinin çok zeki olduğunu düşünürler. Fakat sürekli Times New Roman kullanan biri nasıl çok zeki olabilir ki? (Doğru çevirmişimdir umarım)
Bir font yönetim programı olan Extensis Suitcase için hazırlanan bu kampanya şimdiye kadar gördüğüm en iyi kampanyalardan biri. Çok sevdim.
Posted: October 6th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: dergi, futuristika, internet, truetypelies | No Comments »

Enteresan Mevzular Dergisi Futuristika yeni tasarımı ve enteresan başlıklarıyla kısa bir aradan sonra tekrar karşımızda. Bu yenilenmeyle birlikte futu ailesinin uzun bir zamandan beri planladığı Futuristika Magazine de yayın hayatına başladı. Şimdilik online olarak yayınlanan dergi yakın gelecekte basılı olarak da satın alınabilecek. Dergiyi ben tasarladım, onu yüceltecek olan sizlersiniz:)
Futuristika Magazine / Issue 1 - DOWNLOAD (pdf)
Posted: September 4th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: internet, link korusu, listeler, pazarlama, resim | No Comments »

Yine vakit yokluğundan, internette gördüğüm ama kısa bir linkle de geçiştirmek istemediğim şeyleri aşağıya kısa notlarla listeliyorum. Belki geri döner tekrar bakarız bazılarına.
Geçen hafta çok enteresan, hipergerçekçi bir ressamla tanıştım. Diego Gravinese'in işleri görülmeye değer. Yukarıda gördüğünüz iş benim favorim. Muazzam bir illüzyon yaratmış.
Diego Gravinese'nin yoğun malzemeli hipergerçek işlerinin yanında nasıl durur bilmiyorum fakat Hope Gangloff'un sadece tükenmez kalemle çizdikleri de bu haftanın en hoşuma giden şeyleriydi.
Selim Tuncer'in çoğunlukla pazarlama iletişimi üzerine yazdığı blogunu biliyor fakat nedense takip etmiyordum. Yazdıklarını da şimdiye kadar okumamıştım. Çok büyük birşey kaçırmışım. Ondan öğreneceğim çok şey var.
Monster-Munch yeni keşfettiğim süper bir site. Orada gördüğüm yine süper bir karikatür:)
Dünyanın en garip arabalarının listelendiği bir site... İnce yere yakın olanlar gerçekten etkileyici.
fin.
Posted: August 20th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: hayat, internet, siyaset, sokak, truetypelies | No Comments »

Çünkü bize göre:
Sansür, asla küçümsenmemesi gereken çok önemli bir konudur. Herkes bunun vehametinin farkına varmalıdır.
Ülkemizde son günlerde, özellikle sanal ortamda artan kontrolsüz bir sansür söz konusudur.
Gerçek hayatta suç olan şeylerin sanal hayatta da suç olması normaldir. Kimse birini öldürüp, bunun videosunu yayınlamamalıdır. Bunu engellemeye sansür denemez. Aynı şey tecavüz, çocuk pornosu, uyuşturucu madde temini gibi konular için de geçerlidir.
Gerçek hayatta suç teşkil etmeyen şeylerin sanal ortamda keyfi faktörlerle engellenmesi sansürdür.
Bazı kurallar koyulacaksa bu iyice, açıkça tanımlanmalıdır. Ucu açık söylemlerle iş keyfiyete bırakılamaz. Her önüne gelen, mahkemeye başvurup site kapattıramaz.
Müstehcenlik, intihara özendirme gibi belirsiz söylemler tek başına site kapatmaya yeterli olmamalıdır çünkü bunlar beraberinde "kime göre" sorusunu getirecektir ve bu kabul edilebilir bir şey değildir.
Porno suç değildir. Kimsenin fantezi dünyası kimseyi ilgilendirmemelidir.
Düşünce suç değildir. Herkes istediğini düşünmekte özgür olmalıdır.
Kapatılan sitelerin bazı meslek sahiplerini etkiliyor olabileceği gözardı edilmemelidir ve bu sitelerin sadece eğlence aracı olmadığı insanlara vurgulanmalıdır.
Ülkemize edilen hakaretlerin cezası bize değil, o hakaretleri edenlere kesilmelidir. Gerekirse site yönetimi ile görüşülmeli ve hakaret içeren videoların kaldırılması talep edilmelidir. Türkiye'yi internetten kovmak üç tane ergen çocuğun yapabileceği bir şey olmamalıdır.
Arka kapılar bularak yasaklanan sitelere girmeyi başarabilmek, sorunun çözümü demek değildir.
Sansür, sadece sanal ortamlarda değil, her ortamda var olabilen bir tehlikedir. Sanal ortamdaki sansürün sanata, resimlere, filmlere, kitaplara da sıçraması gayet mümkündür. Bu nedenle, sansürün her türlüsüne karşı durmak gerekmektedir çünkü sansür, bilgi alma özgürlüğümüzün kısıtlanması, haklarımızın çiğnenmesi ve bizim için neyin doğru olduğuna başkalarının karar vermesi demektir. Dolayısıyla sansür özgürlüğün ihlalidir.
Ve unutmamak, unutmaktan; ses çıkarmak, susmaktan her zaman için daha iyidir.
sansüresansür.org
Posted: August 4th, 2008 | Author: indianropetrick | Filed under: internet, siyaset | 1 Comment »

Devlet eliyle korsan eğitimi / M. Serdar Kuzuloğlu
Düzeltme: Serdar Kuzuloğlu'nun soyadını Kuzuoğlu yazmışım. Düzelttim. Dediği şey o anda daha mühim gelmişti anlaşılan.