D&R Dergi İlanları
Posted: March 24th, 2011 | Author: indianropetrick | Filed under: dergi, design, kitap, reklam, tasarım, tipografi, truetypelies, typography | Tags: D&R, fotokopi, Publicis Bold | No Comments »









Geçen Cumartesi Tasa Platform'un Türkiye'de ilk kez düzenlediği Tasarım Yürüyüşü'ne katıldım. Çok değerli tasarımcılarla ve ustalarla tanıştım. Benim için benzersiz bir deneyimdi. Uzun süredir tanıdığım, birlikte çalışma fırsatı bulduğum ama hiç yüz yüze konuşma şansına erişemediğim Osman Tülü de yan yana yürüdüklerimden biriydi. Osman Tülü, Tipograf isimli grafik tasarım şirketi ile sektörde temiz işleriyle ve tipografi çözümleriyle tanınıyor. 1994 yılında Bülent Erkmen'in tavsiyesi ile font Türkçeleştirme çalışmalarına başlayan Tipograf: zaman içinde bilgi birikimine dayalı bir biçimde çağdaş tipografik ilkelere uygun olarak çok sayıda yazı karakterini Türkçeleştirdi. Osman Tülü'nün hazırladığı "Tipografi Tabletleri" de konuyla ilgilenenler için çok iyi bir kaynak olacaktır.
Tipografi Tabletleri'ni PDF olarak da indirebilirsiniz:
001 Kerning "Harf, Rakam vb. Arasındaki Uygunsuz Boşlukların Düzenlenmesi"
002 "Küçük Büyük Harfler" ve "Eski Tarz Rakamlar"
003 "Paragraf Girişi" ve "Satırların Alt Noktalarının Aynı Hizada Olması"

Bu günlerde NTV Yayınları'ndan çıkan John Brockman'ın editörlüğünü yaptığı Gelecek 50 Yıl isimli kitabı okuyorum. 180. sayfadayım ve buraya kadar hemen herşey gayet güzeldi. Birbirinden enteresan makalelerin olduğu kitapta, ülkemiz yasalarıyla görmemizin men edildiği Richard Dawkins'in Moore Yasası Çocuğu adında süper bir yazısı bulunuyor. Bilgisayarların gelişimi ile DNA dizilimimizin çözülme maliyetinin düşmesi ve bu sayede olacaklardan bahsediyor. Yazıda Christopher Evans'ın Moore Yasası'nın boy göstermeye başladığı sırada yazdığı, otomobil teknolojisi ve bilgisayar teknolojisini karşılaştırdığı parça çok hoşuma gitti. Özellikle onu aktarmak istiyorum:
Bugünün arabaları savaşın hemen sonrasındaki arabalara göre bir dizi farklılıklar taşıyor. ... Ama bir an için otomobil sanayisinin aynı dönem boyunca bilgisayarlarla aynı hızda geliştiğini varsayalım: Şimdiki modeller ne kadar ucuz ve daha randımanlı olurdu acaba? ... Günümüzde 1.35 sterline alabileceğiniz Rolls-Royce beş milyon kilometrelik yolu bir galon benzinle alırdı ve "Queen Elizabeth II" gemisini çalıştırmaya yetecek gücü sağlardı. Ve de minyatürleştirmeye meraklı olmanız halinde, yarım düzinesini bir topluiğne başına yerleştirmeniz mümkün olurdu.

Haftasonu yine muhteşem bir temizlik harekatına giriştik. "Yeter artık at at at at!" adını verdiğimiz bu harekat sonucunda çok sayıda mühimmat ıskartaya çıkarıldı. Yıllardır atmaya kıyamadığım bu parçaları yine atmaya kıyamadım ve sizinle paylaşmaya karar verdim. Bakalım neymiş bu parçalar:
Bu listedekilerden herhangi birini istiyorsanız fatihgul@truetypelies.com adresine mail atmanız yeterli.
İlk isteyenin aldığı bir yönetim şekli izliyoruz. ROLL dergileri bölünmez, toptan gönderilir. Kargo ücreti isteyene aittir.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
mü?
Geçen hafta Taraf gazetesinde iki-üç gün üst üste görünce yazmadan edemedim. Tasarım saçmalıkları listesi yapacak olsak ilk ona girer mi? Girer!
Döndüm ben bu arada...
Dün akşam cnbc-e'nin yeni dizilerinden Pushing Daisies'te hikayenin bir yerinde pop-up kitaplardan bahsediyordu. Şimdi orada görünce benim algım açıldı, o yüzden her yerde pop-up kitaplar gördüğümü söyleyebilirsiniz tabi. Sabah işe geldiğimde ilk olarak yukarıda görmüş olduğunuz, Ken Ishiguro'nun pop-up abajuruna rastladım. (Gerçekten çok başarılı değil mi? Işığın nasıl yandığını hala çözemedim.) Az önce harf ayaklanmasını yazarken ise şimdiye kadar gördüğüm en başarılı pop-up kitaplardan biri alenen önüme atladı. Marion Bataille tarafından yapılan pop-up kitap farklı karakterdeki pop-up harflerden oluşuyor. Tipografik çözümleri ve harfler arası bağı mutlaka görmelisiniz.

calvino'nun, katıldığı savaşta sol tarafına yediği bir gülleyle iyi ve kötü olarak tam ortadan ikiye bölünen bir soylunun hikayesi anlatılan "ikiye bölünen vikont" adlı öyküsü ilginçtir. calvino -ki kendisi görünmez kentleri görünür kılan bir hayal gücüne sahiptir- bu öyküsünde tamamen fantastik bir hayat öyküsünden etkilenmiş. hayatı, soylu olduğunu iddia eden fakat hiç de zengin olmayan doktor babasının alacaklılarından kaçmak için ailesi ile şehirden şehire dolaşmakla geçti. madrid'te üniversitede okurken bir arkadaşını yaraladığı için hakkında tutuklama emri çıkarılınca italya'ya kaçtı. tam da o sırada osmanlı'ya karşı sefere hazırlanan haçlı ordusuna katılmak için büyük bir hevesle ve italya'dan bindiği marqueza isimli gemiyle, bize göre inebahtı ona göre lepanto savaşına katıldı. osmanlı'nın yenildiği savaşta miguel de cervantes göğsüne iki kurşun yemiş, sol elini de bir gülle götürmüştü. (hikayenin devamını murat bardakçının yazısından okuyabilirsiniz.) iş bulamadığı için yazarlığa başlayan fakat yazdıkaları tutmadığı için farklı işler yapmak zorunda kalan cervantes ancak son yazdığı don kişot'la adını duyurmayı başardı. kitabın ve yazarın ünü o kadar yayıldı ki o zamanın korsancıları tarafından don kişot'un sahte bir devamı yazıldı. yazar ise ancak bir on yıl sonra kendi kitabının devamını yazabildi.

gelelim bu hikayeyi aklıma getiren ve bu yazıyı yazmama neden olan şeye. textatis isimli font tasarım firması don kişot'un ilk baskılarında kullanılan yazı karakterini günümüz tasarımcılarının kullanımına sunmuşlar. karakterlerin zarifliği, dengesi çok hoşuma gitti.

dülsinya, donkişot, quixote, la mancha,
çarpım tablosu'nda çıkan yeni mim dalgasından flynxs'in kadife karanlık, 187/1 blogu sayesinde haberdar oldum ve dahil olmak istedim. Yapmamiz gerekenler kisaca soyle:
Benim de tamamen rastgele olarak elde ettigim sonuc -ki çok enteresan olduğunu söyleyemem. yanımda öylece duran bir kitap- soyle :
Nedim Gürsel
Sağ Salim Kavuşsak
Çocukluk Yılları
Doğan Kitap
2. Baskı / Mart 2004 / ISBN 975-293-175-8
Eken bizi biçer bir gün
Dedem İstanbul'da, o dönemin ünlü üroloğu Gıyasettin Korkut'un ellerinde can verdi, ameliyattan birkaç gün önce.

müziklerle bezenmiş dergi düzenlemelerine flash teknolojisi sayesinde alışkın olmamıza rağmen bunlar daha bir ilgimizi çekecek gibi. dqbooks, hoş müzikleri ve birbirinden ilginç 4 konusuyla karşımızda. "where is the party?" ayrıca güzel. bu linki saklayın zira yenilerine de bakmak gerekecek ileride.