marka yaratma
Posted: July 26th, 2007 | Author: indianropetrick | Filed under: pazarlama, reklam | 1 Comment »

uzun zaman önce deneme versiyonunu indirdiğim ve o zamandan beri kullanmadığım bir css düzenleme programını aylar sonra tekrar kullanmaya kalkınca lisans uyarısı verdi. bir uyarı mesajını okumaktan bu kadar keyif alacağımı tahmin etmezdim. satın almaya karar verdim programı:)
birkaç haftadır yayınlanan bosch ışıklı ütü reklamını eminim çoğunuz görmüşsünüzdür. gün ışığında görünmeyen kırışıklıkları görmenizi sağlayan ışıklı ütü yapmışlar. marketing türkiye'de reklamın tanıtıldığı sayfada reklam ajanslarının da ürün hakkında verilen bilgiden sonra "ne gereği var kardeşim" dedikleri ama sonrasında denediklerinde hayran kaldıkları gibi bir bilgi var. öyle mi gerçekten? ütü pazarında hiçbir firma diğerinden tam olarak ayrılmıyor ki ütüye ışık koyarak farklılaşmaya çalışıyorlar diye düşündüm önce ama bu lüzumsuzluk fikri beynimi kurcalamaya devam etti. gün ışığında görünmeyen kırışıklıklar için.... gün ışığında görülmeyen kırışıklık olmayan kırışıklıktır bana göre.
ürünleri arasında çok büyük farklılıklar olmayan firmalar müşterinin gözünde ayrışabilmek için promosyonlarını arttırıyorlar, bir kahraman yaratıyorlar ya da bilindik ürünleri biraz daha farklı sunmaya çalışıyorlar. geçenlerde aklıma gelen bir fikir de şeker üreticilerinin işine yarayabilir. ilk çay içmeye başladığımda ince belli bardağa 3 şeker atardım. daha sonra büyüdükçe daha az şeker atmaya başladım. hatta bazı dönemler tezlere konu olacak kadara saçma bir şekle bile bürünmüştü bu şeker mevzuu. bir fincan kahveye iki şeker atarken yarım fincana da iki şeker atıyordum. şu an ince belli bardakta çaya 1 tane şeker atıyorum ve o bile fazla geliyor. eminim azımsanmayacak kadar insan şekeri kırarak atıyor çayın içine. yarım küp şekerler üretilsin diyorum kısacası.
son olarak bu küp şeker olayında bizi kazıklıyorlar sanırım. her bir küp şekerin ne kadar şeker ihtiva edeceği bir standarda tabi tutulmalı. yani istesen bi kutu küp şeker 16 tane şekerden de oluşabilir.
farketing.com'dan özenerek pazarlama konusunda birkaç tüyo vermek istiyorum büyük mağaza sahiplerine. sayın sahipler, şu karlı, soğuk günlerde biz insanoğullarının kazağa, monta falan ihtiyaçları oluyor. napalım yaradan bizi kürklü yaratmamış. iki tane kıl var onlar da çok bir işe yaramıyor. ve biz paraları hazırlayıp kazak ve mont ve bilimum ıvır zıvır ne varsa almak için mağazanıza geldiğimizde mağazanın sıcaklığından bu ihtiyaçlarımızı unutuyoruz. biliyorum üşümeyelim diye yapıyorsunuz ama o sıcakta kazak denemek de imkansız. gelin şu klimaların ayarlarını düşürelim. bakın bakalım satışlar nasıl ikiye, üçe katlanıyor. hatta mesela lokal ısıtma sistemleriyle sattığınız ürüne göre sıcak soğuk ayarı da yapabilirsiniz. misal kış ortasında bikini satıyorsanız basın sıcağı o bölgeye, size özel bir yaz yaratın. ya da kaban bölümünü yapay karlarla donatın. şeytan ayrıntıda mı gizliydi, neydi?