buy online Zithromaxcanadian pharmacy no prescription
canadian drugstore
buy cheap natural cures for erectile dysfunction
viagra no prescription needed
male impotence
Kamagra buy cheap canadian pharmacy cialis
prescription medicine
buy cheap drugs online
buy xanax online no prescription
prescription weight loss
buy cheap Viagra Dulox-forcebuy female viagra
cheap viagra online
buy online
get viagra online
diazepam no prescription
Şimdi bahsedeceğim konu hayranlık duyduğum, bahsetmeden duramayacağım için bahsettiğim, hatta bu kelimeleri yazarken bile bir sonraki için sabırsızlandığım muhteşem bir tasarım, reklam, kültür olayıyla ilgili. Geçen yaz İngiltere Ulusal galeri ve Hawlett Packard işbirliğiyle Soho, Piccadilly ve Covent Garden sokakları dünyaca ünlü paha biçilmez tablolarla donatılarak 12 hafta boyunca devasa bir müze haline getirildi. Büyük Tur adı verilen bu sergiyi tıpkı bir müzeyi dolaşır gibi dolaşıyor olmanız ise işin ayrıca etkileyici kısmı. Büyük Tur için hazırlanan web sitesinden tabloların yerleriyle ilgili rehberi ve tabloları anlatan sesli rehberleri indirebiliyorsunuz. Bununla birlikte eğer dilerseniz merak ettiğiniz tablonun önünde durup listelenen numarayı arayarak da o tablo hakkında bilgi edinebiliyorsunuz. Sokaklara dağılmış bütün tablolar Hawlett Packard tarafından kopyalanmış. İşin her safhasının böyle özenle tasarlanmış olması gerçekten etkileyici. Büyük Tur'la ilgili fotoğrafları flickr üzerinde hazırlanmış galeriden görebilirsiniz.
bugünlerde internette görüp görebileceğiniz en hoş reklamlardan biri. windows vista tanıtım ve satış sayfalarında çıkan etkileşimli iki farklı banner ile halk bilgilendiriliyor. pc adamı vista'daki problemlerden dolayı windows kullanıcılarının ya xp'ye döndüğünü ya da mac aldığını söylüyor ve bunu önlemek amacıyla vistadan vazgeçmemeleri için bir banner hazırlıyor. ama olmuyor, olamıyor... don't give up the fight
okumaya başladığımdan beri tabelaları okurum. hatta galiba tabelalarda yazılanları sökmeye çalışırken okumayı öğrenmişim. yani 20 yılı aşkındır süre içinde birsürü ilginç, yaratıcı şeyle karşılaştım fakat böylesi çok seyrek çıkıyor insanın karşısına. şişli halaskargazi caddesi'nde bir çiğ köfteci olan bulgurking gördüğüm ilk andan beri takdirimi toplamış bir işletme. kıvrak zeka ile girişimciliği birleştiren süper bir örnek.
diğer gördüklerim:
"now çiğ köfte time!" eyüp'te bir çiğ köfteci
"sizi çok seviyoruz!" yine eyüp'te bir serfloor mağazasının sloganı. artık genel bir slogan mı bilmiyorum. ne yani "ben de sizi çok seviyorum verin ordan 30 m2 laminat parke!" mi diyeceğim.
devasa bir balinanın şehrin ortasında yüzeye çıktığı kısım çok şık olmuş. buz gibi gol.
ek: reklam filminin yayınlanmaya başlamasından sonra fikrin yapım şirketine daha önce çalışmak için başvurmuş kozyndan'ın şirkete bıraktığı portfolyosundan çalınmış olduğu tartışmaları reklam dünyasını karıştırdı. tavşanlı şehir eskizleri olayın öyle basit bir esinlenme olmadığını gösteriyor bana göre. hırsızlık, aşırma, apartma dedikodularını bir yana bırakıp bu muazzam reklam filminin yapım aşamalarını ve gereken malzemelere bir göz atalım, neşemiz yerini bulsun.
Dünyanın en önemli 100 grafik tasarımcısı arasında gösterilen ve halen İngiltere Tasarım Müzesi’nde retrospektif sergisi izlenime açık olan Jonathan Barnbrook, 23 Eylül Pazar günü İstanbul’da grafik tasarımcılarla buluşacak.
Xerox sponsorluğunda, Grafik Tasarım dergisinin davetlisi olarak yurdumuza gelecek olan İngiliz grafik tasarımcı Jonathan Barnbrook, Marketingist 2007 Fuarı kapsamında Grafik Tasarım dergisinin organize ettiği “Grafik Tasarım Günleri”nde bir seminer vererek, okurlarla bir araya gelecek. Katılımcılar, seminerle beraber tasarımcının vurucu işlerinden oluşacak sergiyi de gezme şansına sahip olacaklar; Xerox etkinlik alanında da J. Barnbrook ile ilgili sınırlı sayıdaki kitapçığı ücretsiz edinebilecekler.
J. Barnbrook, fuarın son günü olan 23 Eylül’de, 13:00-17:00 saatleri arasında tasarım felsefesi ve tasarımcının günümüzdeki konumu hakkında görüşlerini izleyicilerle paylaşacak. Bilindiği üzere J. Barnbrook, grafik tasarımın özünün ne olduğu konusundaki söylemleriyle dünya çapında büyük ilgi görüyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’n›n düzenlediği İstanbul Bienali’ninde de çalışmasıyla yer alacak tasarımcının, bu, Türkiye’ye ikinci gelişi olacak.
Grafik Tasarım dergisini takip edenler her ne kadar J. Barnbrook’u iyi tanısalar da henüz tanıma şansı bulamamış okuyucular için kısa bir bilgi verelim:
İlki 1964’de hazırlanan ve 2000 yılında güncellenen “First Things First” (İlk Önce Öncelikler) manifestosuna imza atmış, dünyanın önde gelen grafik tasarımcılarından biri olan İngiliz J. Barnbrook, Adbuster başta olmak üzere birçok dergide, şirketler tarafından tüketicilere iletilen mesajlar konusunda, tasarımcılara önemli görevler düştüğüne dikkat çekmektedir. Barnbrook, 2001 yılında AIGA’nın Las Vegas’ta düzenlediği konferans için tasarladığı “Tasarımcılar, kendileri için yalan söylemenizi isteyen şirketlerden uzak durun” başlıklı açık-hava tasarımlarıyla da uzun süre gündemde kalmıştı.
Tüyap (Beylikdüzü) - Marketingist 2007 Fuarı çerçevesinde düzenlenecek olan Barnbrook seminerinin yanı sıra, Grafik Tasarım dergisinin yayın kurulu üyeleri de “ambalaj ve tipografi” üzerine etkinlik alanında birer konuşma yapacaklar. 22 Eylül Cumartesi günü 13:00-17:00 saatlerinde gerçekleşecek olan panelde İlhan Bilge, Prof. Emre Becer ve Doç. Namık Kemal Sarıkavak sunumlarıyla grafik tasarımcılarla buluşacaklar.
dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamaya ev sahipliği yapan são paolo hakkında yazdığım, hafif.org'da yayınlanan blog. reklamsız şehir são paolo.
temmuzla gelen ek: são paolo yazısı bu ayki grafik tasarım dergisinde de yayınlandı. ilk yayınlanmaya başladığından bu yana ilgiyle takip ettiğim grafik tasarım dergisi içeriğine katkıda bulunabilmiş olmaktan oldukça mutluyum.
dünyanın hemen her yerinde müşteri ve reklam ajansı diyalogları hemen hemen birbirinin kopyasıdır. müşteri dünyanın her yerinde aynı şeyi ister: logo yeterince büyük değil, logo büyüsün.mp3. muhteşem vokal ve dayanılmaz sözler.