Dizi izlemeyi seviyorum. Hatta çoğu zaman cnbc-e olmasaydı ne yapardık diye de düşünmüyor değilim. Sonra internet sayesinde tanıştığımız muhteşem diziler... Lost gelsin diye aylarca bekliyoruz. Geçen gün kanallar yeni sezonlarını duyururlarken benim de aklıma bu diziler ve grafik tasarım bağlantısı geldi. Ve en temel konu: Dizilerin karakterleri ve kullandıkları karakterler. Daha geniş bir inceleme yapılabilir fakat birkaç gündür yaptığım analizlerde yayınlanan dizilerin ağırlıklı tercihinin "sans serif" fontlardan yana olduğunu söyleyebilirim. Birkaç dizide bu sans serif fontlar el yazısıyla destekleniyor. Türk dizilerinde ise serifli fontlar daha sık karşımıza çıkıyor.
BIG BANG THEORY cnbc-e sayesinde tanıştığım bu dizi yeni favorilerimden. Shaldon karakteri dünyanın en dayanılmaz tipi herhalde. Duydum ki Emmy'e aday gösterilmiş bu rolüyle. Big Bang Theory olsa olsa Helvetica olurdu zaten.
CHUCK
Sevdiğim dizilerden biri daha:) Bol kaçıp kovalamaca, bol kavga dövüş. Haliyle kullanılan fontun biraz deforme olması normal:) Bununla birlikte Morgan Duruşu'yla da tanıştırdığı için ayrıca minnettarım. Dizinin jeneriğinde de Cake çalıyor: "Short Skirt, Long Jacket".
CLOSER
Polisiye deyince sans serif fontların en kalınını kullanacaksın. Odun gibi olacak o. Polisiye=Odun karakter. Closer'da Impact kullanılmış. Belli bir "Impact" de yaratmış tabi.
COLD CASE
Bir polisiye bir odun dizilerine bir örnek de Cold Case. Bu sefer sans serif fontların göz bebeği Univers kullanılmış. Ama odun yine odun...
CSI: NY
İşte karakterine en uygun fontu kullanan dizilerden biri. Fonta bakınca teknolojiyi, dijitali alıyoruz hemen. Üstüne üstlük kredi kartlarında kullanılan karaktere de benzediğinden kafa kağadını da akla getiriyor. Polisiye olup da odun font kullanmaması diğerlerinden de ayırıyor. Zaten bütün CSI dizilerini diğerlerinden ayrı tutmak lazım. Polisiyelerin ufkunu açan bir yapım bence.
DESPERATEHOUSEWIVES
İşin içine kadın girince hatlar yumuşuyor. Ev kadını serif. Umutsuz sans serif:)
GHOST WHISPERER
Dedim ya işin içine kadın girince yumuşuyor hatlar diye. Gerçi aynı fontu Economist dergisi de kullanıyor.
GOSSIP GIRL
Bir Univers daha. Tırnaksız karakterlerin daha zamansız durduğu bir gerçek. Bazen 1910'larda yapılmış bir tasarıma sanki dün yapılmış gibi bakabiliyorum. Üstelik daha genç de duruyor. Tıpkı insan gibi; gençken daha düz, yaşlandıkça daha alengirli oluyoruz:)
HEROES
Avant Garde fontu, Herb Lubalin ve Tom Carnase tarafından Avant Garde dergisi için tasarlandı. Font gelişimini farklı tasarımcılarla 1920'lerden 70'lerin sonuna kadar sürdürdü. Bu karakteri diğerlerinden ayıran şey basit geometrik şekillerden ve kısa alt ve üst uzantılardan oluşması. Çok hoş bir orantısı var. R harfinde gördüğünüz numaralar 2000'li yıllarda retro hissi verse de diğer karakterler hala sağlam:) Seviyorum.
HOW I MET YOUR MOTHER
İşte en sevdiğim dizi. Her bir karakterini ayrı ayrı seviyorum. Hatta bazen benim gerçekte arkadaşlarımmış gibi geliyor. Kurgusu, anlatımı bambaşka. Dax ise New York'ta geçen bir hikaye için Sven'ler tarafından tasarlanmış bir font gibi geliyor. Çok avrupai. Başlarda Dalton Maag fontlarından biri sandım fakat Hans Reichel'e aitmiş. Sitesi bir enteresan. Mutlaka ziyaret edin. Tahammül sınırlarını zorluyor:)
HOUSE
Avand Garde için söylediklerim Futura için de geçerli. Aynı dönemlerde ortaya çıktıkları için birbirlerine de benziyorlar. Basit geometrik şekiller falan. House'ı izlemeyenlerdenim. Yıllardır çok övüyorlar fakat başlamadık hiç. Belki izleyenler bize bi yardım eder bu konuda. Şimdi onca sezonu indirmek zor geldi.
Mark Andrew Webber bundan sekiz ay önce yaşadığı Paris'in tipografik bir haritasını hazırlamaya başladı. Buna benzer birçok tasarımı daha önce de gördüm. Fakat Mark'ın yaptığını ilginç kılan birşey var. Hatta inanılmaz... Mark bütün bunları 1.5x1.8 metre boyutlarında bir linolyuma tek tek elle kazıyarak oluşturuyor. Her bir sokak adını birer birer devasa boyutlardaki malzemeye işliyor. Fakat Mark Webber'in bir problemi var. Bu boyutlarda bir lino baskı yapacak bir yer bulamıyor. Bunu basabilirim diyen birini tanıyorsanız kendisine e-mail atabilirsiniz.
Genelde bir slogan falan arıyorsak hemen ingilizce düşünmeye başlıyoruz. Başlıyoruz diyorum zira benim dışımda, sizlerin de böyle yaptığına eminim. Yanılıyorsam düzeltin. Nasıl bir koşullanmaysa... Sanki ingilizce olunca daha güzel duracak gibi bir izlenim oluşmuş zihnimizde. Bunda sağda solda gördüğümüz ingilizce güzel sloganlı t-shirtlerin de etkisi çok tabi. Dün akşam yolda gelirken e-tohum'un girişimcilik konulu t-shirt yarışması için gaz slogan düşünüyordum. Birden aklıma bu yukarıdaki geldi Bi parça tipografi yaptım. Bakalım beğenecek misiniz?
Askere gitmeden önce sürekli "bi gidip geliyim öyle bakarım" diye ertelediğim şeyleri tek tek yapmaya başladım. En önemlilerinden biri de "portfolyonu yenile!" diye bana bakıyordu dik dik. Bir de üstüne üstlük iş arama zarureti de kapıya dayanınca yenilemek elzem oldu. Fakat evde çalışmamak için o kadar çok bahane vardı ki bir saatte yapacağın şey günlerce sürünebiliyor. Bu nedenle epey bir vakit harcadım ama sonunda bitti. Truetypelies.com artık gıcır gıcır olarak yayında!
Bu arada benim için harika birşey daha oldu.
Cumartesi günü Starbucks için yaptığım
5. yıl logosunu Creative Review'e
gönderdim. İçeriğini ilgiyle takip ettiğim bir derginin anasayfasında şu an benim yaptığım logo da var:) Asıl olarak burada tabi.
İyi mi oldu kötü mü? Yani twitter, friendfeed derken iyice yazmayı unuttuk. Kısa kısa bahsetmek varken uzun uzun yazmanın kime ne faydası var. Zaten oradan buradan beğendiğimiz şeyleri birbirimize satmıyor muyduk? Peki kapatsam ben mesela blogumu... Ne farkeder?
İki gün önce tanıştığım ve hemen kanımın kaynadığı Max biraz takıntılı bir tip olmakla birlikte savunduğu değerler dikkate değer. Max Kerning biraz gizemli görünebilir; fakat o hata yapmaz, o en iyi tasarımcılardan biridir. Aslında o düzen, okunaklılık ve yalın bir yazıyı herşeyin üzerinde tutar. O bir font düzenleyici ve yöneticisidir. Max'in geçmişi hakkında çok fazla şey bilmiyoruz. Bazı söylentilere göre Orta Avrupa'nın unutulmuş bir kasabasında doğdu. (büyük bir ihtimalle bir harf dökümhanesinin yakınlarında; ki bazı söylentiler onun bebekken yetim kaldığı ve şefkatli bir tipograf tarafından evlat edinildiğinden bahseder.) Her ne olduysa. Biliyoruz ki o iyi terbiye görmüş, düzenli, titiz ve boyun eğmez bir yazı şampiyonudur.
Max'in epey bir hayranı olduğunu Facebook'taki profilinden görebiliyoruz. Eğer Twitter'da hesabınız varsa ve tipografiyle ilgileniyorsanız Max'in bizim için önerilerini buradan da takip edebilirsiniz. En sevdiklerimden birisi şu:
"Yazarlar kendilerinin çok zeki olduğunu düşünürler. Fakat sürekli Times New Roman kullanan biri nasıl çok zeki olabilir ki? (Doğru çevirmişimdir umarım)
Bir font yönetim programı olan Extensis Suitcase için hazırlanan bu kampanya şimdiye kadar gördüğüm en iyi kampanyalardan biri. Çok sevdim.
Susan Kare, adını nasıl olup da bu kadar geç öğrendiğimi bir türlü anlamadığım, tasarımlarıyla dünya grafik tarihine geçmiş ilk dijital tasarımcılardan biri. Hatta alanında bir ilk olduğunu söyleyebilirim. 1983'te piyasaya sürülen mac'in efsane olmuş orijinal ikon setinin yaratıcısı olan Kare aynı zamanda bütün pc kullanıcılarının efsane oyunu haline gelmiş olan Solitaire'in kartlarını da tasarlayan kişi. Opentype ve postscript fontlardan önce kullanılan piksel tabanlı bitmap fontların ilki yine Susan Kare'in elinden çıkma. Artık bir klasik haline gelmiş olan Chicago fontunu ilk ipodlarda görmüşsünüzdür mutlaka. Halen ikon tasarlamaya devam eden Kare son olarak Facebook için ikon tasarlamış. "Vay be! Ne enteresan bir kadınmış Suzan Kare" diyorsanız bir de folklore.org adresindeki diğer hikayelere bir göz atın derim.
+ Soyadının Türkçe'deki karşılığının alametifarikasıyla bu kadar alakalı olduğunu bilmiyordur fakat öğrenseydi eminim hoşuna giderdi.
Milyonlarca font var fakat doğru tasarlanmış çok fazla font yok. Dünyanın hemen her yerinde birbirinden farklı tasarımcılar her gün aynı fontları kullanarak birbirinden farklı şeyler yaratmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla profesyonel tasarımcıların en çok kullandığı 21 fontun listelendiği bu sayfa çoğu tasarımcıya enteresan gelmeyebilir. Ama madem bir liste yapmışlar, bulunsun.